3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/12362 E. , 2012/18502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; davalının açtığı boşanma davasının reddedildiğini; terk edip gittiği eve geri dönmediğini; dava sırasında hükmedilen nafakanın da kararın kesinleşmesi ile sona erdiğini; müvekkilinin nafakaya ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek, dava tarihinden itibaren aylık 500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği nafakanın fahiş olduğunu, zira hükmedilen 300 TL nafakayı bile ödeyemediğini savunmuştur.Mahkemece; "...kocanın açmış olduğu boşanma davasının kadının kusurunun ispat edilememesi sebebiyle reddine karar verildiği, bu tarihten sonra da tarafların bir araya gelmediği, buna karşılık hem davalı kocanın hemde davacı kadının birlikte yaşamı yeniden tesis etmek için herhangi bir girişimde bulunmadıkları ve bu yönde herhangi bir niyet sergilemedikleri, bu durumda eşi davalıya eve dönmesi çağrısında bulunmayan ve bu yöndeki isteğini ortaya koymayan davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesi ile" davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.TMK'nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilir. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Somut olayda; davacı, ayrı yaşamakta haklılık iddiasına dayalı olarak tedbir nafakası istemektedir.Davalı (koca) tarafından açılan boşanma davası, davacı (kadına) atfı kabil bir kusur bulunmadığından redle sonuçlanmıştır. Boşanma davası öncesinde müşterek evden ayrılan eşin eve dönmesi asıldır ve kusurlu olan eş eve dönmelidir. Yine, bu durumda eşini birlikte yaşamaya ikna etmek davalı kocanın yükümlülüğündedir. Mahkemece, yukarıdaki yasal düzenlemeler çerçevesinde, tarafların halen ayrı yaşadıkları gözetilerek, davacının geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, TMK.'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de gözetilerek, uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmelidir.
Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.