Esas No
E. 2012/24857
Karar No
K. 2013/13682
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2012/24857 E.  ,  2013/13682 K.

"İçtihat Metni".....

Dava, davacının davalı işveren yanındaki çalışmaları kapsamında itibari hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık sürelerine eklenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacının, davalı işveren yanındaki çalışmalarının 30.09.2002 tarihinde sona erdiği gözetilerek, 01.03.1997-30.09.2002 tarihleri arasında davalı yanında gerçekleşen çalışmalarına göre itibari hizmet süresinin tespitine karar verilmesi gerekirken, 30.09.3002 tarihi sonrası dava dışı işveren yanındaki çalışma süreleri de gözetilerek karar verilmesi isabetsizdir.

3.Kabule göre de;

A-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin 3. fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, davacının 01/03/1997-30/09/2002 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışılan, sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 2010x0,25=503 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, infazda ./.. -2- tereddüt oluşturacak şekilde “…itibari hizmet süresinin 565 gün olduğunun ve … emeklilik işlemleri sırasında davalı kurum tarafından nazara alınması gerektiğinin tespitine” karar verilmesi;

B-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 106. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılıp, 5510 sayılı Yasanın 40. maddesindeki düzenlemeyle davacının çalıştığı iş kolunun kapsamdan çıkarılmış olması ve 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinin “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde sayılan itibari hizmet süresi kapsamında yer alıp bu Kanunun 40 ıncı maddesinde sayılmayan işlerde bu Kanunun yürürlük tarihinden önce geçen çalışma sürelerinin bu maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde 3600 gün prim ödeme şartı aranmaz.” hükmü karşısında, hak edilen itibari hizmet sürelerinin “3600 gün prim ödeme şartı” aranmaksızın değerlendirilmesi olanağının öngörüldüğü yönü gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin silinerek, yerine “Davanın kabulü ile davacının davalı işverene ait işyerinde 01/03/1997-30/09/2002 tarihleri arasında elektrik teknisyeni olarak çalışılan, sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 2010x0,25=503 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.....

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.