10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/24262 E. , 2013/15140 K.
"İçtihat Metni".......
Dava, ödeme emrinin iptali ile gayrimenkul ve araçlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece, ödeme emrinin iptali istemine ilişkin davanın, 7 günlük hak düşürücü sürede açılabileceğinden bahisle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının ortağı olduğu limited şirketin prim borçları nedeniyle, Kurum tarafından 6183 sayılı Yasaya göre yürütülen takip kapsamında, davacıya ait üç adet araca, emekli aylığına, bir adet taşınmazına haciz konulduğu anlaşılmaktadır.Davalı Kurum vekili tarafından, söz konusu hacizlerin, 2003/10604 sayılı dava dosyasında tevhit edilen toplam 12 adet takip dosyası kapsamında konulduğu bildirilmiş olup, sadece 2003/10604 sayılı takip dosyasının getirildiği, tevhit kararı ve diğer takip dosyalarının celbedilmediği anlaşılmıştır. 2003/10604 sayılı takip dosyasında ise, davacı hakkında gönderilmiş bir ödeme emri bulunmadığı, bu dosyada davacı hakkında kesinleşmiş bir takip olmadığı halde, haciz kararı verilerek, davacının emekli aylığı da dahil olmak üzere menkul ve gayrimenkul mallarının kaydına haciz şerhi konulduğu anlaşılmıştır.2003/10604 sayılı takip dosyasında davacı hakkında gönderilmiş bir ödeme emri bulunmamakla birlikte, haciz uygulandığından, davacının açtığı davanın menfi tespit davası niteliğinde olduğu ve bir süreye bağlı olmaksızın, açılabileceğinin kabulü gerekir.Buradan hareketle, davacı hakkında kesinleşmiş bir takip olmaksızın, yapılan hacizlerin iptali gerektiği açıktır. ./.. -2- Diğer takip dosyaları bakımından ise, davacı hakkında düzenlenerek kesinleşmiş bir ödeme emri olup olmadığı araştırılmalı, kesinleşen ödeme emirlerinin varlığı halinde, şimdiki gibi, aksi takdirde, kesinleşmiş bir takip bulunmadığından, yapılan hacizlerin iptaline karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm temyiz edenin sıfatına göre bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....