20. Hukuk Dairesi
20. Hukuk Dairesi 2013/3161 E. , 2013/7866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 12.07.1993 günlü asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan hissedarı olduğu taşınmazın gerçek yüzölçümünün 58.000 m² olduğu halde tapu siciline 9190 m² olarak tescil edildiğini ileri sürerek yüzölçümünün artırılmasını istemiştir.
Yargılama sırasında bölgede yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında çekişmeli yerler hakkında 103 ada 52, 53, 54, 55, 56, 57 ve 58 sayılı parsel numaraları verilerek ve yüzölçüm ile malik haneleri dolu olarak kadastro tutanağı düzenlenince dosya görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; davacının verilen süreler içerisinde keşif giderini yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve Ekinpınar Köyü 103 ada 52, 53, 54, 55, 56, 57 ve 58 sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuda yüzölçüm artırılması olarak açılmış, yargılama sırasında kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5, 26, 27 ve 30/2. maddelerinde kadastro tespit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. Davacı ...’ın asliye hukuk mahkemesinde tapuda yüzölçüm artırılması davası açması nedeniyle dava konusu taşınmazlar hakkında malik hanesi ve niteliği boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlenmesi gerekirken hataen doldurulmuş olduğu ve Hazine tarafından 03.08.2007 günlü dilekçe ile dava konusu taşınmazların tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescili istendiği anlaşıldığına göre, mahkemece 3402 sayılı Kanunun 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tespit tutanağında yazılı hak sahiplerinin davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılıp taraf oluşturulduktan sonra 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.