Aramaya Dön

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/2898
Karar No
K. 2013/14305
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2013/2898 E.  ,  2013/14305 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların paydaşı olduğu önalım hakkına konu edilen taşınmazın 49/320 payının satış vaadi senedine dayalı kesinleşen tescil davası sonucu davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek önalım hakkının tanınmasını istemiştir.

Davalı vekili, dava konusu taşınmazın ... Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz davası devam ederken henüz tapu kaydı oluşmamış iken 1050 m²'lik kısmının 25/04/1995 tarihinde 950 m²'lik kısmının ise 28/08/1997 tarihinde satın alındığını, taşınmazın zilyetlik ve tasarrufunun 1995 yılından bu yana davalıya devir ve teslim edildiğini, Kadastro Mahkemesinin 30.06.2003 tarihinde kesinleşen 1978/94 esas 2003/349 karar sayılı kararı ile ... mirasçıları adına tescil edildiğini, bu tescil kararına rağmen davalıya devir ve ferağ işlemlerini gerçekleştirmeyen satıcı ... aleyhine açılan dava sonucunda ...'in 16/80 hissesinden 49/320 payın davalı adına tesciline karar verildiğini, davacıların kadastro tespitine itiraz davası devam ederken taşınmazın satıldığını ve zilyetliğinin devredildiğini bildiklerini, bu nedenle önalım hakkını yasada belirtilen süreler içerisinde kullanmadıklarını, paydaşlar arasında fiili taksim bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davaya konu payın Kadastro Mahkemesinde yargılama devam ederken haricen satın alındığı, davalı tarafından nizasız, aralıksız, malik sıfatıyla zilyetliğin sürdürüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İncelenen tapu kaydı ve dosya kapsamına göre davaya konu pay ....

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.07.2011 tarihinde kesinleşen 2010/591 Esas, 2011/312 Karar sayılı ilamı ile tapuda 28/09/2011 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Davalı savunmasında taşınmazın 2000 m2'lik kısmının zilyetliğini kadastro tesbitine itiraz davası sırasında 25.05.1994, 28.08.1997 tarihlerinde devir ve teslim aldığını ileri sürmüş ise de, o tarihte devam etmekte olan kadastro tesbitine itiraz davasına müdahil olmadığı gibi M.K.nun 713. maddesinde kendisine tanınan haklarını da kullanmamıştır. Tapulama tesbitine itiraz davası kesinleştikten sonra 10.08.2004 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin de yapılması karşısında davalının savunmasına itibar edilemiyeceğinden, davacıların önalım haklarının bulunduğunun kabulü gerekir.

Ancak ne var ki önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip, her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir. Davalı, fiili taksim olgusunun varlığını savunmalarında ileri sürdüğüne göre yukarıdaki esaslar doğrultusunda, ileri sürülen bu savunmanın mahkemece araştırılması, bu konudaki taraf delillerinin toplanması, taşınmaz üzerinde eylemli kullanma olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.