23. Hukuk Dairesi
23. Hukuk Dairesi 2012/1530 E. , 2012/3345 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ... vekilince ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R-
Davacılar, davalılardan ... ile aralarında imzaladıkları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince taşınmazlarına yapılacak inşaatın süresinde teslim edilmediğini, davalı yüklenicinin inşaat ruhsatını dahi alamadığını ve bu suretle temerrüde düştüğünü ileri sürerek, akdin geriye etkili olarak feshini ve davalılar üzerindeki tapu paylarının iptaline, adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar, kendilerinin iyiniyetle, tapuya güvenerek taşınmaz aldığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, fesih şartlarının oluştuğu benimsenerek akdin feshine ve davalılar üzerindeki tapu paylarının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve ... temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... vekilinin ve ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece, davacıların istemi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek "tapuda kayıtlı olan hisselerin tapusunun iptaliyle davacılar adına tapuya tesciline" denilmekle birlikte, payların davacılar adına ne oranda tescil edileceği gösterilmemiş bu şekliyle,
HMK'nun 297. maddesine aykırı ve ifada tereddüde düşürecek şekilde hüküm oluşturulmuştur. Akdin feshiyle, tapu kaydı eski haline iade edileceğinden sözleşme gereğince davalı yükleniciye devredilen tapu paylarının iptaline ve hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.