11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2018/3745 E. , 2019/5565 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesince verilen 05.04.2018 tarih ve 2016/1116-2018/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı banka vekili ile fer'i müdahiller ... ve ... vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, Yurtbank A.Ş... Şubesi’ne 10/12/1999 tarihinde 1.838.- TL’yi %83 faizle, 10/11/19999 tarihinde 2.915 TL‘yi %90 faizle vadeli olarak yatırdığını, 22.12.1999 tarihinde bankaya BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırıldığını, banka yönetiminin ...’ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra OYAKBANK A.Ş ile birleştirildiğini,
OYAKBANK A.Ş.’nin ise İNG BANK’a satıldığını, banka yönetimine el konulmasından sonra mevduatının “YURT BANK OFF SHORE LTD.”adlı banka hesabına aktarılmış olduğunu öğrendiğini, off-shore mevduatların sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile ödenmediğini, YURTBANK A.Ş yetkililerinin "bankaları aracı olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan yargılanarak mahkum olduklarını ileri sürerek toplam 4.753 TL alacağın 1.838.- TL’sinin 10.12.1999 tarihinden 2.915 TL'sının 10.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa 2/2. maddesi gereğince yıllık avans faiziyle davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ve fer’i müdahil ... ve ... vekilleri ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın külli halef olarak hesaptan sorumlu olması gerektiği, yurt dışı off-shore hesabına paraların hiç gönderilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 4.753,71 TL’nin 1.838,71 TL’sı için 10/12/1999 tarihinden, 2.915,00 TL’sı için 19/11/1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili ile fer’i müdahil ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fer’i müdahil ... vekilinin tüm, davalı ...Ş ve fer’i müdahil ... vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Kabul şekline göre, davaya konu uyuşmazlık, gerek 6762 sayılı Kanun’un 4 ve 21/2. maddeleri ve gerekse de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirilmiştir. Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3.5411 sayılı Kanunun 140. maddesi uyarınca, davalı ...Ş’nin harçtan muaf olmasına rağmen, hüküm bölümünde yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle, yerel mahkeme kararının davalı ...Ş ve fer’i müdahil ... yararına bozulması gerekiyor ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. madde uyarınca yerel mahkeme kararının aşağıda gösterilen şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.