(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14431 E. , 2013/7472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 10.12.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca müteselsil kefil olduğunu, dava dışı kiracının 2009 Mart ayı ve Şubat bakiye kira bedelini ödemediğini, bunun üzerine kiracı ve kefil hakkında ...
8.İcra Müdürlüğünün 2010/26648 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, müteselsil kefil olan davalının borca itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davalının adi kefil olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 10.12.2009 başlangıç tarihli ve üç ay sürelidir. Sözleşmeyi davalı müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Sözleşmenin özel koşullar 17.maddesi uyarınca kefilin müteselsil kefil olduğu hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2006 gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi Borçlar Kanunu’nun 484. maddesi hükmü gereğince, yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi; sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Zira, böylesi bir durumda, kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle belirlidir. Kira süresinin, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun’un 11. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; öncelikle bu hususun (kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin) sözleşmede kararlaştırılmış olması, bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması gerekir. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir.
Olayımızda, takibe konu alacak, 2010 Şubat ve Mart aylarına ilişkin olup, sözleşmenin bitiş tarihi 10.03.2010 dur. Sözleşmede üç aylık kira bedelinin peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalı kefil sözleşme dönemi içerisinde yer alan 2010 yılı Şubat kira bedelinden sorumludur. Mahkemece davalı kefilin durumunun buna göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır