10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2009/7960 E. , 2010/15954 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren kazalı sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin davalılardan 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hümün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.
Davaya konu somut olayda, .....n doğal gaz çevrimli elektrik santralı inşaatı işinin yapımı işini üstlenen..... tarafından iş, alt işveren olarak.... devredilmiş, ...... bu işin yapımını.... vermiş, kazalı sigortalı da bu şirketin işçisi olup, sigortalı 3 adet uzatma bomu ve bir sepeti olan monliftin 2. kademedeki pistonunun 90 derece bükülmesi ile sepet ve bom yağmurluk sacı üzerine düşmesi üzerine sürekli iş göremez duruma girmiştir. Hükme esas alınan kusur raporunda, davalılar ..... kusurlu bulunmuş ise de, Mahkemece, diğer davalıların, ..... kusurundan teselsül hükümlerine göre sorumlu olacaklarını belirterek tümü hakkında hüküm kurmuştur. 506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir. Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Aracı sıfatının kazanılmasında, diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır. Somut olayda, davalılar arasındaki ilişki belirlendikten sonra, şirketler arasında 506 sayılı Kanunun 87. maddesi kapsamında asıl işveren-taşeron ilişkisi bulunduğunun saptanması halinde ise, asıl işverenin taşeronun kusuru dolayısıyla teselsül hükümlerine göre sorumluluğunun kabulü zorunludur. Kusura ilişkin incelemde ise, öncelikle iş kazasının, meydana geldiği vincin kapasitesinin üzerinde yükleme yapılması sonucu mu meydana geldiği üzerinde durulmalı, olaydan sonra.....Bölümünden alınan rapordaki bulgularda değerlendirilmeli, ..... alınan daha sonra üzerinde tahrifat yapılarak müfettiş incelemesinde de sunulan, 02.02.2001 tarihli 2001/130 sayılı raporun düzenlendiği monliftin, kazaya neden olan monlift olup olmadığı, yine, kazaya neden olduğu saptanan monliftin özellikleri tesbit edilerek, olay tarihinden önce alınmış kontrol raporu bulunup bulunmadığı araştırılmalı, kazanın meydana gelmesinde etken tüm maddi olgular belirlendikten sonra işverenlerin aklın, ilmin, fen ve tekniğin gerekli gördüğü tedbirleri alıp almadığı, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkatinde neler olduğunu belirten, 506 sayılı Yasanın 26. maddesine uygun denetlemeye elverişli, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp irdelenerek, açıklanan esaslar da gözetilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.