2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2019/546 E. , 2019/9332 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 01.10.2018 gün ve 5371-10335 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1.Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri yersizdir.
2.Mahkemece, davacı erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesine dayalı olarak fiili birlikteliğin sağlanamaması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebi ile boşanma davasında; erkek tam kusurlu kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmasına yoksulluk nafakası ile aylık 400 TL tedbir ve yoksulluk, kadın yararına 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, bu karara karşı davacı erkeğin temyizi üzerine Dairemizin 01.10.2018 gün ve 2018/5371 esas ve 2018/10335 karar sayılı ilamıyla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, davacı tarafından süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacı erkeğin ise manevi yönden bağımsız konut temin etmediği, davalı kadının gitmesini istediğini sürekli söylediği, uzun süredir başka bir kadınla birlikteliğinin olduğu, bu birlikteliğinden iki çocuğunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin, ağır davalı kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken erkeğin tam kusurlu olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, ilk incelemede bu husus gözden kaçtığından kararın kusura ilişkin bölümünün onanmasına karar verilmiş olup bu nedenle davalı erkeğin kusura yönelik karar düzeltme isteğinin kabulü ile; boşanma kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan kararın kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.