23. Hukuk Dairesi
23. Hukuk Dairesi 2012/2183 E. , 2012/4566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av.... gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin genel kurul kararı ile ihraç edildiğini,ihraca dayanak ihtarların usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve içerik olarak yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiğini, 1994 yılından beri davacının ödeme yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiği ve ihtarnamelerdeki borç miktarının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 06.01.2006 tarihli ikinci ihtarnamenin Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu ihtarnamenin 17.01.2006 tarihinde,”birlikte sakin yiğeni ...in imzasına “ tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.İhraç kararının dayanağı olan 06.01.2006 tarihli 2. ihtarname muhataba Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi ve Tebligat Tüzüğü'nün de 22. maddesi uyarınca tebliğe çıkarılmışsa da adreste bulunmama sebebi tebliğ mazbatasında belirtilmeden ve davacı ile aynı konutta oturmadığı anlaşılan misafir olan yeğeni...’e tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda ikinci ihtarnamenin davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.