Esas No
E. 2012/13946
Karar No
K. 2013/1303
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

17. Hukuk Dairesi         2012/13946 E.  ,  2013/1303 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşılık davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ve ... vekilince esasa ilişkin olarak temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Asıl davada davacı ... vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı ...’ye onun da taşınmazları diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.

Birleşen davanın davacı vekili ise asıl davanın dayanağını oluşturan takipteki bononun karşılıksız olduğunu ileri sürerek müvekkili ...’nin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Dava ve birleştirilen davada davalı vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.

Asıl davada aciz belgesi yokluğundan davanın reddine yönelik red kararının temyizi üzerine Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesinden verilen 17/10/2006 tarih ve 2006/3847 Esas ve 2006/5907 Karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ve işbu dava ile menfi tespit davası birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.

Mahkemece birleşen davanın reddine ve asıl davanın kabulü ile tasarrufların iptaline karar verilmiş; hüküm, asıl davacı vekilince vekalet ücretine yönelik olarak davalı-karşılık davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ve ... vekilince de esasa ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Davalar,

İİK. 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali ile bu davanın dayanağını oluşturan takipteki senedin bedelsiz olduğuna yönelik açılmış menfi tespit davası istemine ilişkindir.

Kural olarak iki dava arasında bağlantı bulunması halinde usul ekonomisi de nazara alınarak bu iki davanın birlikte görülmesi gerekir. Ancak bu iki davadan biri öteki davada verilecek karara etki edecek türden ise sonucu etkilenecek dava dosyasının öteki dava dosyasını bekletici mesele kabul etmesi gerekir. Başka bir anlatımla bu iki davanın tefriki ile ayrı ayrı görülmesi gerekir.

Tasarrufun iptali davalarında takip konusu borcun kesinleşmiş olması yanında alacağın da gerçek bir alacak olduğunun belirgin olması gerekir. Alacağın gerçek olmaması ya da ödenmiş olması gibi bir durum ortaya çıktığında tasarrufun iptali davasının temeli kalmaz. Uygulamada tasarrufun iptali davalarından sonra açılan menfi tespit davalarının sırf davayı uzatma amaçlı olduğu gerekçesi ile beklenmesine gerek görülmez iken işbu davada menfi tespit davası ciddi bulunarak birleştirilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur. Bundan dolayı artık menfi tespit davasının sonucunun tasarrufun iptali davasını etkileyebileceğinin de kabulü gerekir.

Somut olayda birleştirilen menfi tespit davası yazılı usule göre sürdürülecek bir dava olup tasarrufun iptali davaları ise basit yargılama usulüne tabi davalardır. Bu durumda dahi iki davanın birlikte görülme imkanı yoktur. Hal böyle olunca açıklanan hususlar nazara alınarak iki davanın tefrik edilerek menfi tespit davasının sonucunun beklenmesi ve hasıl olan duruma göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden tarafların temyiz itirazları bu itibarla kabul edilerek hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 11.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.