21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2012/23598 E. , 2013/24124 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptali ile hizmet başlangıç tarihinin 05/03/1982 olduğunun tespitine, talep tarihinden itibaren gelir bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirci nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile, 14/01/2011 tarihli tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, askerliğin bir hizmet olmayıp, Anayasa'da tanımlandığı şekli ile görev niteliğinde bulunup hizmet aktine bağlı bir çalışma söz konusu olmadığından askerlik borçlanmasının hizmet süresine etkisi bulunmayıp prim gün sayısına etkili olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01/09/1962 doğumlu davacının 05/03/1982-05/11/1983 tarihleri arasında askerlikte geçen 602 günlük süreyi borçlanarak 11/01/2011 tarihinde ödediği, ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'ne ait 25499 sicil numaralı işyerinde 25/11/1986 tarihinde işe girdiğine ilişkin işe giriş bildirgesinin yasal süresinde davalı Kuruma verildiği, ancak bu işyerinden sigortalı çalışmasının bildirilmediği, 14/01/2011 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacının dosyadaki belgelere göre 7589 gün 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunduğu, ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinden davacı adına sigortalı çalışma bildirilmemesi nedeniyle davacının 25/11/1986 tarihli işe girişinin davalı Kurumca kabul edilmeyip, 24/11/1987 tarihli 6701 sicil sayılı işyerinden verilen işe giriş bildirge tarihinin kabul edildiği, askerlik borçlanması nedeniyle sigortalılık başlangıç tarihi 602 gün geri çekilerek 22/03/1986 tarihi kabul edildiği ve yaşlılık aylığı şartlarını yerine getirmediği bildirilerek davacının tahsis talebinin reddediği, ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'ne ait 25499 sicil numaralı işyerinin 1986/3. dönem bordrolarının dosya arasında bulunduğu ve bordro tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır. 506 Sayılı Kanunun 60/F-1 maddesi hükmünde, Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre tescil edilmiş bulananlara er olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri borçlanma hakkı tanınmıştır. 506 Sayılı Kanunun 60/F-4 maddesinde “ Borçlandırılan sürenin karşılığı olan gün sayısı sigortalının prim ödeme gün sayısına katılır. Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.” hükmü yer almış olmasına rağmen mahkemece askerliğin hizmet süresine etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın 297/2.maddesine göre "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmüne rağmen davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması yönündeki talepleri hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacının 25/11/1986 tarihinde ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'ne ait 25499 tarihinde fiililen çalışıp çalışmadığını yöntemince belirlemek, sigortalılık başlangıç tarihinin 25/11/1986 olması halinde 05/03/1982-05/11/1983 tarihleri arasında askerlikte geçen 602 günlük süreyi borçlanarak 11/01/2011 tarihinde ödemiş olduğu da göz önüne alınarak, tahsis talep tarihi 14/01/2011 itibariyle yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.