16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2013/10484 E. , 2013/12351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Gökçeovacık Köyü çalışma alanında bulunan 165 ada 15 parsel sayılı 982,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Hüseyin kızı ...'nın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., beyanlar hanesinde kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde adı geçen zilyedin baba adının Hamdi olarak tashihine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının beyanlar hanesinde 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca yazılan zilyetlik şerhindeki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemi ile açılmıştır. Bu nitelikteki davalar çekişmesiz yargı işi olmakla beraber, kayıt maliki olması nedeniyle ilgili sıfatı ile Hazinenin de yer alması gerekir. Davacı dilekçesinde Tapu Müdürlüğünü taraf göstermişse de dilekçesindeki anlatım ve istem dikkate alındığında bu durum temsilcide hata niteliğindedir. 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi ile de temsilcide yanılgı hali düzenleme kapsamına alınmıştır. Hal böyle olunca, davanın tespit maliki Hazine'ye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davaya karşı diyecekleri sorulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esasına ilişkin hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan hem Tapu Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet nedeniyle hem de davacının davasının kabulüne karar verilerek kendi içinde çelişkili hüküm oluşturulması da isabetsiz olduğu gibi, kabule göre davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, davalı ...'ne izafeten Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.