Esas No
E. 2019/31511
Karar No
K. 2019/11235
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

19. Ceza Dairesi         2019/31511 E.  ,  2019/11235 K.

"İçtihat Metni"Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 5. İcra Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli ve 2017/349 esas, 2018/22 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 22/07/2019 gün ve 2019/3416 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2019 gün ve KYB. 2019 / 80884 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;

1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 584/1. maddesinde “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” yer alan düzenleme karşısında, icra takibine dayanak olan bono kefili sanığın dosya içerisinde mevcut nüfus kaydına göre takip konusu bononun düzenlenme tarihinde evli olduğu ve bononun düzenlenmesi öncesinde veya sonrasında eşinin rızasının alınıp alınmadığının tespit edilmemesi karşısında, sanığın bono kefilliğinin ve bu bono sebebiyle yapılan icra takibi ile verilen taahhüdün geçersiz olduğu nazara alınmadan sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde,

2.2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 06/04/2017 tarihli taahhütnamede taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz miktarı hesaplanarak ayrı bir kalem halinde gösterilmediği, bu konuda herhangi bir açıklık olmadığı gibi, alacaklı vekilinin son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi sebebiyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı cihetle sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında 2004 sayılı İİK'nin "Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza" başlıklı 340. maddesinde düzenlenen suçtan dolayı disiplin (tazyik) hapsi kararı verildiği anlaşılmakla,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozma istemine konu edilen karar, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 30/01/2019 ve 2019/1 sayılı iş bölümünde 12. Hukuk Dairesi başlığı altında 8. maddede belirtilen "2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nu 16. Babında 331 ila 354'üncü maddeleri arasında düzenlenen suçlar hakkında verilen hüküm veya kararlar"dan olmakla inceleme görevi Yargıtay Yüksek (12). Hukuk Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye GÖNDERİLMESİNE, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.