Esas No
E. 2012/15552
Karar No
K. 2013/3880
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

17. Hukuk Dairesi         2012/15552 E.  ,  2013/3880 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Şişli 3.İcra Müdürlüğü'nün 2006/14273 sayılı takip dosyasından yürütülen icra takibi sonucu Bodrum 1.İcra Müdürlüğünün 2008/1012 talimat sayılı dosyasından 11.11.2008 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin yapıldığı adresin borçlu ile bir ilgisi bulunmayıp müvekkilinin ikametgah adresi olduğunu, dava konusu mahcuzların tarihi eser niteliğinde olup 2863 sayılı kanuna uygun olarak borçludan satın alındığı 26.1.2004 tarihli protokol ile müvekkiline devredildiğini, bu devrin Bodrum Sualtı Müzesi Müdürlüğüne bildirildiğini ve envanterinin bulunduğunu haczedilen malların müvekkilinin ikamet adresi olan evin bütünleyici parçası olduğunu, bütünleyici parçanın asıl maldan ayrı haczedilemeyeceğini, bu durumun Bodrum 2.Asliye Hukuk mahkemesinin 2002/119-120 sayılı kararı ile de belirlendiğini, söz konusu yedi adet eserin tarihi eser ve kültür varlığı sıfatına haiz olması nedeniyle haczedilemeyeceğini müvekkilinin vefat etmiş olup mirasçılarının yurt dışında ikamet ettiklerini vekaletname işlemlerinin tamamlanmasından sonra mirasçılık belgesi isteminde bulunulacağını ancak müvekkilin mirasçılarının menfaatlerinin korumak için BK'nin 397/2 maddesi uyarınca işbu istihkak davasını açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, davacı asilin vefat ettiğini, ölmüş biri adına dava açılamayacağını, vekalet ilişkisinin ölüm nedeniyle son bulduğunu BK'nin 397/2 maddesinin süren davalar için söz konusu olduğunu, yeni açılan davalarda uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davacının dava tarihinden ve hacizden önce ölmüş olduğu, davacının hak ehliyetinin ve gerçek kişiliğinin ölüm ile son bulduğu, ölü kişi adına dava açılamayacağı gerekçeleriyle davanın aktif dava ehliyeti yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK'nin 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. İcra Hukuk Mahkemelerinin istihkak iddasınını reddi ve takibin devamı kararına karşı istihkak davası açılması hak düşürücü süreye bağlıdır. Davacı 3.kişi vekilince mahkemece verilen 20.2.2009 tarihli takibin devam karanına karşı süresinde dava açıldığı anlaşılmaktadır.

BK'nin 397/1 fıkrasında sözleşme veya işin maliyetinden aksi anlaşılmadıkça gerek verilen gerekse müvekkilinin ölümüyle vekalet ilişkisinin sona ereceği hükme bağlanmıştır. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında "şu kadar ki vekaletin nihayet bulması müvekkilinin menfaatlerini tehlikeye koyuyorsa müvekkil veya mirasçısı veya mümessili bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar vekil veya mirasçısı veya mümessili vekaleti ifaya devam ile mükelleftir" hükmü getirilerek bu duruma istisna getirilmiştir.

Somut olayda da davacı 3.kişinin takipten sonra ama dava konusu haczin yapıldığı tarihten önce 1.11.2008 tarihinde öldüğü, mirasçılarının yurt dışında olduğu mirasçıları tarafından süresinde istihkak davası açılamayacağı, ölen kişinin vekili tarafından istihkak davası açılmaması halinde ise 3.kişinin menfaatlerinin zarara uğrayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle BK'nin 397/1 maddesi uyarınca vekalet ilişkisi 3.kişinin ölümüyle sona ererse de 397/2 maddesi uyarınca vekaletin son bulması müvekkilin (3.kişinin) menfaatlerini tehliyete soktuğu için vekilin, mirasçılar ya da temsilcisinin bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar iş görmeyi sürdürmesi gerekir. Bu durumda, somut olayda artık ölü kişi adına dava açılamayacağından söz edilemez. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek aksi düşüncelerle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi miraçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi mirasçılarına geri verilmesine 21.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku K14273 md.397/2 İİK md.96
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.