21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2013/6161 E. , 2013/9424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, hizmet tespiti ve işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı vekilinin 28.11.2012 tarihli mazeret dilekçesinin kabul edilmeyerek davanın (2.) kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK'nın 320/4.maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı vekilinin mazeretinin reddine dair ara kararın ve sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanun'un 7.maddesine göre İş Mahkemelerinde uygulanan şifahi yargılama usulünü düzenleyen HUMK'un 473 vd. maddeleri 6100 sayılı HMK'nın 450.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yasa'nın 316/d bendine göre "hizmet ilişkisinden doğan davalara", 316/g maddesine göre de "Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işlere" basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğinden eldeki uyuşmazlığa basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği açıktır.
Basit yargılama usulüne ilişkin kurallar HMK'nın 316-322.maddelerinde düzenlenmiş olup Yasa'nın 320/4 maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve Yasa'nın 322/1 maddesine göre bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
HMK'nın 150.maddesine göre usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. 6100 HMK'nın 30.maddesine "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür" ve HMK'nın 150/2 maddesinde ifade edildiği üzere "geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez". Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Anayasa'nın 141/son ve HMK'nın 30.maddelerine göre "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" biçiminde açıklanan temel ilke çerçevesinde davacının duruşamaya katılmama gerekçesi "geçerli bir özür" olarak kabul edilebilir ise davacının "geçerli bir özrü nedeniyle duruşmaya katılmadığı" kabul edilerek dosya işlemden kaldırılmamalıdır.
Somut olayda, dosyanın 23.09.2009 tarihinde birinci defa işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin süresinde davayı yenilemesi üzerine yeni duruşma gününün kendisine yöntemince tebliğ edildiği, davacı vekilinin 28.11.2012 tarihli mazeret dilekçesinde; İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/30 Esas sayılı tutuklu dosyasında hazır olacağını ve bu nedenle duruşmaya katılamayacağını belirterek mesleki mazeretinin kabulü ile duruşmanın başka bir güne bırakılmasını istediği, mahkemece "davacı vekilinin mazeretine dair belgelerin eklenmemiş olması, duruşma gününü öğrenmek için gerekli gideri yatırmadığı ve duruşmayı uyaptan öğrenmek isteği bulunmadığından mazeretin reddine" karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin İskenderun 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/30 Esas sayılı tutuklu dosyasının 28.11.2012 tarihinde yapılan duruşmasına katıldığı ve dosyada 27.12.2011 tarihinde yatan 340,00 TL gider avansının bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin haklı olduğu kabul edilerek yeni duruşma gününün posta masrafı gider avansından karşılanarak tebliği gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan HMK'nın 166.maddesine göre aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesi halinde davalar bağımsızlıklarını kaybetmezler. Birleştirilen dosya kadar dava var olmaya devam edeceğinden, her bir dava yönünden işlemden kaldırma ve açılmamış sayılma koşullarının bulunup bulunmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Somut olayda işçilik alacaklarına ilişkin 2008/291 Esas, 2010/249 Karar sayılı dava dosyasının birleştirilmesine 04.10.2010 tarihinde karar verildiği, dosyaların birleştirilerek yapılan yargılaması esnasında 28.11.2012 tarihinde takipsiz bırakıldığı ve böylece birleşen 2008/291 Esas, 2010/249 Karar sayılı dava dosyası bakımından yalnızca bir kez işlemden kaldırma kararı verildiği ve bu dava yönünden HMK'nın 320/4 maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilme koşullarının bulunmadığı gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.