21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2018/7057 E. , 2019/6098 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerlerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, davacının davalı Belediyede dahil ihale alan şirketler nezdinde santral görevlisi olarak 1995-2003 yılları arasında çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Dairemiz 07/05/2015 tarih 2015/7165E. ve 2015/10076K.sayılı bozma ilamı üzerine mahkemece, hükümde yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ile varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işverenler nezdinde çalışmasının bulunmadığı, davalı ... ve ihaleyi alan şirketlerin kanun kapsamında olup olmadığının araştırılmadığı, davacının çalıştığına dair Belediye'de kayıt olmadığı, dahili davalı şirketlerin davalı ... ile yaptığı sözleşmelere ilişkin bir kısım belgelerin temin edildiği, davalı ... Belediyesi'nde davacıya ait bir kayda rastlanmadığı,ihale tarihlerinin tam olarak belediye tarafından bildirilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda; gerekçede davalı belediyeden ihale alanlara ilişkin tarih aralığı ve kişiler belirtilmişse de dosyadaki mevcut belgelerden bu tarihler ve kişiler doğrulanamamış olmakla ihale alıcıları ve tarihleri sağlıklı şekilde belirlenmeden, davalılar dışında ihale alan ve davacının çalışması geçen ihale alıcıları varsa bunlar tespit edilip davaya dahil edilmeden eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş; dahili davalı ... şirketinin ihale dönemi bordro tanıklarını ve belediye kadrolu santral işinde çalışanların isimlerini tespit ederek uyuşmazlık konusu dönemde çalışanları tanık olarak dinlemek, dinlenen tanıkların hizmet cetvellerini kurumdan istemek, uyuşmazlık konusu dönemde davalı belediyeden ihale alıcılarını ve tarih aralıklarını net bir şekilde temin etmek, davacının davalı belediyeden ücret alıp almadığını belirlemek, bu hususlar müzekkere ile temin edilemediği takdirde tanık ifadelerinde geçen belediyeden imza karşılığı ücret ödemelerine ilişkin belgeler ve ihale tarihleri hususunda yerinde inceleme yapmak üzere bilirkişi tayin etmek, davacının çalışmalarını bu belirlenen ihale tarihlerine göre tespit etmek, farklı bir işveren tespit edildiği takdirde davaya dahil etmek, ihale yapılmayan dönemler yönünden ise davacının yaptığı işin sürekliliği gözetilerek çalışmaları davalı ... adına tespit etmekten ibarettir. O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
14/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.