(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/5785 E. , 2013/7808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece aynen taksimi mümkün olmayan taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesi istenmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımızda; Dava konusu ve satışına karar verilen taşınmazın paydaşlarından 1/ 12 pay sahibi ...'in sunulan mirasçılık belgesine göre 24.1.2011 tarihinde vefat ettiği ve tüm mirasçılarının davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 27. Maddesi hükmüne göre davanın tarafları, müdahiller kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Mahkemece duruşma gününden haberdar edilmek suretiyle bu hakkın ilgililere tanınması gerekir. Yargılamada asıl olan tarafların huzuru ile yargılamanın yürütülmesidir. Bu durumda adı geçen paydaş ...'in tüm mirasçılarının yöntemine uygun şekilde davaya dahil edilmesi sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, noksan taraf teşkili ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, hüküm bu nedenle bozulmalıdır.