(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15327 E. , 2013/8128 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalı ... adına kayıtlı payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece ... hakkındaki davanın kabulüne, ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paylı mülkiyet halindeki taşınmazın paydaşı payını karı-kocaya evlada veyahut akrabaya temlik ederse şeklen satış olarak gösterilen bu akdin gerçekte satış olmayıp miras hakkına bağlı veya hibe gibi maksada yönelik işlem olduğu iddia ve ispat edilirse önalım hakkının ileri sürülemeyeceği 27.03.1957 gün ve 12 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıkça belirtilmiştir. Bu yöndeki savunmanın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı kuralının bir istisnasıdır.
Olayımıza gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, ... ada ... No'lu parselin hissedarı olduğunu, paydaşlardan davalı-...'in payını davalı ...'ye sattığını belirterek önalım davası açmıştır. Davalı ..., davalı ...'nin eski eşi olduğunu, ondan olan çocuklarını düşünerek taşınmazdaki 1/2 payını ona verdiğini, taşınmazdaki ½ payını da yine davacı olan sonraki eşinden olma çocuklarını düşünerek ona verdiğini, amacının çocukları arasında mal paylaşımı yapmak olduğunu söylemiş, davalı ... ise payı devreden davalı-...'nin eski eşi olduğunu, müşterek altı çocuklarının bulunduğunu, ...'nin bu nedenle payı kendisine devrettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili de payı devreden ...'nin iki eşinin bulunduğunu, taşınmazdaki payının yarısını şimdiki hanımı olan davacıya, diğer yarısını da eski hanımı olan davalıya hibe ettiğini savunmuştur. Taraflar akraba olup, davalı tanıkları davalı- ...'nın dava konusu payı, ilk eşi olan davalı- ...'ye hibe ettiğini beyan etmişlerdir. Bu durumda, akrabalar arasındaki satış işleminin gerçekte bağış olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca önalım hakkının kullanılamayacağının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.