Esas No
E. 2019/5188
Karar No
K. 2019/10031
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2019/5188 E.  ,  2019/10031 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ..., dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz ve araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin davanın kabulü ile 62.500 TL dava konusu taşınmazdan, 7.500 TL dava konusu araçtan kaynaklı katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair ilk kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine Daire’nin 10.11.2016 tarihli ve 2015/5632 Esas, 2016/15388 Karar sayılı ilamıyla “... Tasfiyeye konu 23581 ada 1 parselde bulunan 36 nolu bağımsız bölüm, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 03.07.2006 tarihinde yapılan sözleşme ile TOKİ'den 7.923,20 TL peşinat verilmek, kalan miktar da 96 ay vadeli olarak ödenecek şekilde 79.232 TL bedelle satın alınmış olup, vade bitiminden önce 12.11.2010 tarihinde 37.875,40 TL defaten ödeme üzerine 23.08.2011 tarihinde davalı eş adına tapuya tescil edilmiş, aynı gün 3.kişiye satılarak devredilmiştir. Bundan ayrı davalı vekili tarafından dosyaya sunulan belgelerden davalı tarafından defaten ödeme tarihi olan 12.11.2010 tarihinden iki gün önce 10.11.2010 tarihinde Halk Bankası'ndan 38.488 TL bedelli 120 ay vadeli kredi çekildiği, boşanma dava tarihi olan 04.04.2011 tarihine kadar 4 taksidin ödendiği, sonraya 116 taksidin kaldığı anlaşılmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179). TOKİ borcunun defaten ödenmesinden iki gün önce çekilen bu kredinin başka yere harcandığı ileri sürülüp kanıtlanamadığına göre yapılan ödemede kullanıldığının kabulü gerekir. Ne var ki, mahkemece bu husus hesaplamada göz önünde bulundurulmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, davalı yanca kullanılan krediye ilişkin kredi sözleşmesi ve ödeme planı ilgili bankadan getirtilerek kredinin alındığı tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar yapılan ödeme ile bu tarihten sonraki bakiye ödemeler dikkate alınarak yukarıda belirtilen ilke ve esaslar uyarınca hesaplama yapmak, gerekirse bu hususta konusunda uzman bir bilirkişiden denetime elverişli rapor almak, temyiz eden davalı lehine oluşan usuli müktesep hak da göz önünde bulundurularak davacının katılma alacağını belirlemek ve bu miktara hükmetmekten ibarettir…” gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davanın kısmen kabulü ile 33.657,92 TL artık değere katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 7.500 TL araçtan kaynaklı katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 40.000 TL talepte bulunmuş, harcını da yatırdığı 23.09.2014 havale tarihli dilekçe ile talebini 70.000 TL’ye yükseltmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmaz nedeniyle 33.657,92 TL ve dava konusu araç nedeniyle 7.500 TL olmak üzere toplam 41.157,92 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Bu durumda reddedilen 28.842,08 TL üzerinden davalı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.461,04 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmüne 7.bent olarak “7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.461,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog