12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/25149 E. , 2013/34421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2011/264-2013/288
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının, borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılması üzerine, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, çek bedelinin keşideci tarafından ödenmesinden sonra çekin keşide tarihinin değiştirilerek alacaklıya verilmiş olduğunu iddia ederek borca itiraz ettiği, mahkemece çekin keşide tarihinde yapılan değişikliğin ciranta borçlu tarafından ileri sürelemeyeceği gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda: alacaklı tarafından keşidecisi ... olan 30.06.2011 keşide tarihli ve 25.000TL bedelli çeke dayalı olarak keşideci ve ciranta borçlu ... aleyhine takip başlatıldığı, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen 20.12.2011 tarih, 2011/10593 Soruşturma ve 2011/4137 Esas numaralı iddianame ile keşideci ... ve alacaklı ... aleyhine, çek bedelinin keşideci tarafından elden ödenerek çekin alındığı ve çekin keşide tarihinin keşideci tarafından değiştirilerek tekrar tedavüle konulduğu iddiası ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçların kamu davası açıldığı, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.11.2012 tarihli, 2012/1 Esas ve 2012/363 Karar sayılı ilamı ile alacaklı ... her iki suçtan beraatine, keşideci ... resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür. Mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde ceza mahkemesi tarafından verilen karar 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 138/son maddesi gereğince icra mahkemesi açısından da kesin delil niteliğinde ve bağlayıcı olur. O halde mahkemece; söz konusu mahkumiyet kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak, kesinleşmemiş ise sonucunun beklenilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.