Esas No
E. 2013/11421
Karar No
K. 2013/11759
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

16. Hukuk Dairesi         2013/11421 E.  ,  2013/11759 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastrosu sonucu Yavuzselim Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 1661 ada 16 parsel sayılı 6372,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... Orman İşletme Müdürlüğünün 25.5.2010 tarih 4801 sayılı yazısına istinaden tamamının eylemli orman vasfında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., temyize konu 1661 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek, kullanıcı olarak adına şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3402 sayılı Yasa'nın, 5831 sayılı Yasa ile eklenen EK 4/1. maddesinde yer alan düzenleme ile, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 20.6.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi ile 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu madde uyarınca yapılıp kesinleşen tespitler hakkında 3402 sayılı Yasa'nın12/3. maddesince dava açılabileceği de kuşkusuzdur. Ne var ki, bu nitelikteki davalarda davacı tarafın taşınmazın fiili kullanıcısı olduğuna ilişkin iddiasının Hazineye ve varsa taşınmazın fiili kullanıcı olarak lehlerine şerh verilen kişilere karşı ispat yükümlülüğü bulunduğundan bu tür davaların çekişmesiz yargı işi olduğundan söz edilemeyeceğine göre davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun re'sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca; Sulh Hukuk Mahkemesince; dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden tarafa iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog