(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/17360 E. , 2013/9287 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık,önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla da kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. Türk Medeni Kanunu’nun 733 / 3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu ... No’lu parselde 12 / 84 pay, taşınmazın paydaşlarından ... tarafından 08.03.2006 tarihinde 500 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davacı yapılan pay satışı kendilerine noter aracılığı ile bildirilmediğinden yasal iki yıllık hak düşürücü süre içinde 11.10.2006 tarihinde açtığı dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Yasal önalım hakkı paylı mülkiyet hakkından doğan ve mülkiyet hakkı ile iç içe bulunan bir haktır. Paydaşın önalım davasını açtıktan sonra kendi payını herhangi bir nedenle yitirmesi ya da taşınmazın paylı mülkiyete konu olma durumunun sona ermesi halinde önalım hakkı da sona erer. Önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu ... No’lu parselde imar uygulaması çalışmasının sonuçlanması ile davalının taşınmazdaki payı ... ... Mahallesi ... ada ... No’lu parsele giderek davalı adına müstakil olarak tescil edilmiş, davacı ise ... ... Mahallesi ... ada ... No'lu parselde verasette iştirak halinde 74 / 753 pay maliki haline gelmiştir. Davacının davalı adına tescil edilen taşınmazda payı bulunmamaktadır. Görüldüğü üzere yeni oluşan taşınmazlarda tarafların paydaşlık durumu kalmamıştır. Taraflar arasındaki paylı mülkiyet ilişkisi sona ermiştir. Bu durumda önalım hakkından söz edilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmesi yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.