8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2018/391
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2017
NUMARASI : 2017/6505 D.İş - 2017/6505 K.
DAVANIN KONUSU : Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2019
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Başvuran vekili sigorta tahkim komisyonuna verdiği dilekçede özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın tam kusurlu bir şekilde vekil edenine ait ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde 28/02/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın hasarlanarak değer kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda 405,00-TL hasar ödemesi yapılmış ise de; değer kaybı zararının giderilmediği, oysa bu zararın da davalı sigortacı tarafından karşılanması gerektiğini, vekil edeninin sigorta eksperine yaptırdığı inceleme sonucunda değer kaybı zararının 5.000,00-TL olduğunun belirlendiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL değer kaybı zararı ile araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için yapılan KDV dahil 200,00-TL ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş; tahkim yargılaması sırasında temin edilen bilirkişi raporuna karşı verdiği tarihsiz itiraz dilekçesi ile bilirkişi tarafından belirtilen 700,00-TL'lik değer kaybı zararını kabul etmediklerini, değer kaybı zararının 5.000,00-TL olduğunu ileri sürerek, değer kaybı zararına ilişkin istek miktarını 5.000,00-TL'ye çıkardıklarını açıklamıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemince; başvurunun kısmen kabulü ile 700,00-TL değer kaybı zararının ve 200,00-TL ekspertiz ücretinin temerrüt tarihi olan 13/05/2017 tarihinden işletilelecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline kesin olmak üzere karar verilmiştir.Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararına karşı; davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; değer kaybı zararına ilişkin talep ıslahla 5.000,00-TL'ye çıkartıldığı halde, 700,00-TL değer kaybı zararının oluştuğundan bahisle bu miktar üzerinden davanın kabulüne kesin olarak hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, zira ıslahla arttırılan talep miktarı gözetildiğinde kararın kesin nitelikte olmadığı, dolayısıyla itiraz yolunun kapatılmasının hatalı bulunduğu hususuna yöneliktir.Dava trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı zararının giderilmesi isteğine ilişkindir.6456 sayılı Kanunun 45.maddesi ile değişik 5684 sayılı kanunun 30/12.maddesinde ; "Beşbin Türk Lirası altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir.Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı komisyonca ilgiliye bildirimden itibaren 10 gün içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 40.000,00 Türk Lirasını geçmeyen uyuşmazlıklar hakkında verdiği kararlar ise kesindir.40.000,00-TL'nin üzerindeki kararlar için temyize gidilebilir. Ancak, tahkim süresinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her halükârda temyiz yolu açıktır" hükmünü içermektedir.Somut olayda; davacı fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 100,00-TL'si değer kaybı zararı, 200,00-TL'si de ekspertiz ücreti olmak üzere, toplam 300,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, daha sonra değer kaybı zararına ilişkin istek miktarını 5.000,00-TL'ye çıkartmıştır. Bu durumda, toplam istek miktarı 5.200,00-TL olup, sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakemince; talebin 900,00-TL'lik kısmının kabulüne karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile talebin kabul edilen ve kabul edilmeyen bölümleri gözetildiğinde; davacının istinaf isteğine konu bulunan miktarın 5.000,00-TL'nin altında kalması nedeniyle karar davacı bakımından kesin nitelikte olup, itiraz ve yasa yolu kapalı bulunmaktadır. 5684 sayılı kanunun 30/12-son cümlesinde yazılı haller de somut olayda mevcut değildir.Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece (hakem heyetince) bir karar verilebileceği gibi 01/06/1990 gün 3/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca Yargıtay (istinaf dairesince) de istinaf işleminin reddine karar verilebileceği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.