Esas No
E. 2012/7525
Karar No
K. 2012/12539
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

3. Hukuk Dairesi         2012/7525 E.  ,  2012/12539 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 80.000 TL (ıslah ile 90.000 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesinde; davacılara ait 104 Ada 29 Parsel sayılı taşınmazın geldisi, ... Köyü ... mevkii 17.11.1992 tarih, cilt 209, sayfa 36, sıra no 114’de kayıtlı tapu kaydının, 09.05.1995 tarih, cilt no 2010, sayfa 261, “2 nolu” kayda tedavül gördüğünü, kadastro çalışmaları esnasında bu kaydın “119 Ada, 23 Parsele hatalı olarak uygulandığı”, uygulanan bu tapu kaydının (hudutları itibariyle kapsamadığı halde) 1/3’er pay verilmek suretiyle davacılar adına tespit gördüğü, 104 Ada, 29 Parselin ise, senetsizden Maliye Hazinesi adına tespit gördüğü ve hazinenin dava dışı 3.kişiye 29 parseli sattığı oysa “2 no’daki” tapunun hazine adına tescil edilen 29 parsel’deki taşınmaza ait olduğu, davacılar adına tescil edilen 23 parsele ilişkin olarak dava dışı ...’ın açtığı tapu iptali tescil davasını bu yer kendilerine ait olmadığından kabul ettiklerini ve 23 parselin tapu kaydının iptal edilerek ... adına tescil edildiğini, bu durumda davacıların 2 no’daki tapusunun açıkta kaldığını, 29 parseli 3.kişiye satan davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, taşınmazın sürüm değeri olan 80.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı hazine vekili cevabında; dava konusu 29 parselin senetsizden ve belgesizden hazine adına tescil edildiğini, (itirazda bulunulmadığından 13.11.1998 tarihinde hazine adına tescil gerçekleştiğini) belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.Dava konusu 104 Ada. 29 Parsele ilişkin tutanak 12.11.1998 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 25.02.2011 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre, tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur.Bu nedenle mahkemece, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak işin esası ile ilgili yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.12/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog