14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2011/10533 E. , 2011/11309 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 16.05.2011 gün ve 2011/5080-6351 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_
Davacı Hazine, belediye encümeninin 1970'li yıllarda almış olduğu karara dayanılarak mera özelliğinin kaybolduğu nedeniyle kadastro çalışması sonucu "tarla vasfı" ile belediye adına tescil edilen 110 sayılı parselin öncesinin 43 sayılı mera parseli olduğunu, belediye adına yapılan tescilin yolsuz tescil olması nedeniyle 110 sayılı parsel kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığından ayrıca esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, on yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiş, dairemizce davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulama yeri olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dairemizin bozma ilamında dava konusu taşınmazın 18.02.1953 tarihli Toprak Tevzi Komisyonu Kararı ile mera niteliği ile tahdit edildikten sonraki tarihlerde imar uygulaması ile mera özelliğini de yitirdiğinden bahisle tarla niteliği ile belediye adına tescil edildiği belirtilmiş ise de dava konusu taşınmazın dosya içerisindeki kadastro tutanağına göre belediye meclisinin 27.04.1970 tarihli 50/3 sayılı yazıları gereğince tarla vasfı ile belediye adına tesciline karar verilmiş bulunduğundan kararımızın bu kısmının maddi hataya dayalı olarak yazıldığı anlaşılmıştır. Kaldı ki; 5841 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3.fıkrasına eklenen “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” cümlesinde yer alan "...iddia ve taşınmazın niteliğine" ibaresi ve 3. madde ile 3402 sayılı Kanuna eklenen “Geçici 10. madde” Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 günlü ve E.2009/31, K. 2011/77 sayılı kararı ile iptal edildiğinden Hazine’nin mera (yayla) iddiasıyla açtığı iptal ve sınırlandırma davaları on yıllık hak düşürücü sürenin dışında bırakılmıştır. Davalı belediyenin karar düzeltme dilekçesi ve ekleri incelendi. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle bozulmuş olup, karar düzeltme istemi HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan istemin reddi gerekmiştir.