Esas No
E. 2019/6262
Karar No
K. 2019/17424
Karar Tarihi
Karar Sonucu
MAHKUMİYETİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2019/6262 E.  ,  2019/17424 K.

"İçtihat Metni"

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'nin, 5237 sayılı Kanun’un 125/1 (2 kez), 125/3-a (2 kez), 125/4, 43 (3 kez), 106/1-1. cümle, 106/1-2. cümle, 62/1 (4 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün hapis, 6 ay 20 gün hapis, 1 yıl 15 gün hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, İmamoğlu Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12/10/2011 tarihli ve 2009/297 esas, 2011/214 sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine gerçekleştirilen yargılama sonucunda, 5237 sayılı Kanun’un 125/1 (2 kez), 125/3-a (2 kez), 125/4, 43 (3 kez), 106/1-1. cümle, 106/1-2. cümle, 62/1 (4 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün hapis, 6 ay 20 gün hapis, 1 yıl 15 gün hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin, anılan Mahkeme'nin 24/10/2017 tarihli ve 2017/210 esas, 2017/369 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 23/07/2019 gün ve 94660652-105-01-3320-2018-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/08/2019 gün ve 2019/80638 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanığın müştekiler ..., ... ve ...'e karşı gerçekleştirdiği eylemler bakımından;

1.)Sanığın müştekilerden ... ve ...'e yönelik hakaret eylemini somut ve belirlenebilir bir muhataba yöneltip yöneltmediğinin araştırılması ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmesine rağmen sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde;

2.)Karakolda meydana gelen tartışmada hakaret ettiği iddia ve kabul edilen sanığın dosya içerisinde yer alan anlatımlara göre başkalarının muttali olacağı şekilde vaki sözleri sarf ettiğine dair bir açıklık bulunmadığı gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde aleniyet artırımı yapılarak fazla ceza tayin edilmesinde;

3.)Sanığın müştekilere yönelik tehdit eyleminde ise sanık tarafından herhangi bir gerçek kişiyle arasında aidiyet ilişkisi kurulmadan söylenen sözlerin tehdit suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde ve Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve atılı suç yönünden herhangi bir görgü ve bilgisi olmayan tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdanî kanı sonucunda sanığın bu eyleminin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiilin hukukî nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım nedeni olarak kabul edilen zincirleme suç hükümlerinin kanunî bağlamda tartışılması gerekmesi karşısında, sanık hakkında gerekçesiz hüküm kurulmasında; Sanığın müştekiler ... ve Hidayet Balaban'a karşı gerçekleştirdiği eylemler bakımından;

4.)Her ne kadar sanığın müştekilere aynı anda hakaret ettiği iddia ve kabul edilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 02/12/2015 tarihli ve 2015/7836 esas, 2015/12605 sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın katılanlara yönelttiği sözlerin, katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp; rahatsız edici, kaba hitap tarzı niteliğinde olabileceği ve hakaret suçunun unsurlarının bu bakımdan oluşup oluşmadığı tartışılmadan mahkumiyet kararı verilmesinde,

Kabule göre de,

5.)Somut olayda, iddianamede sanığın, polis memuru olan mağdur ve müştekilere aynı olayın devamı mahiyetinde iki ayrı hakaret ve iki ayrı tehdit suçlarını işlediğinin iddia edildiği, mahkemece de eylemlerin bu şekilde kabul edildiğinin anlaşıldığı ancak, sanığın mağdur ve müştekilere, suç kastı yenilenmeden aynı olayın devamı niteliğinde kabul edilecek şekilde gerçekleşen eylemleri bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, iki ayrı tehdit ve iki ayrı hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Kanun yararına bozma talebinin içeriğine, ihbarname tarihine, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 30/01/2019 gün ve 2019/1 sayılı iş bölümü kararına göre, sanık hakkında,

TCK’nın 106/1. maddesinin ilk ve ikinci cümleleri kapsamında tehdit, aynı Kanunun 125/1, 125/3-a maddeleri uyarınca hakaret suçlarından hükümler kurulmuş bulunmakla, en ağır yaptırımı içeren suçun kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu olduğu ve bu nedenle işin incelenmesinin, daha önce de aynı dosya kapsamında tevdii kararı veren Yüksek 18. Ceza Dairesi'nin görevine girdiği anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daire'ye GÖNDERİLMESİNE, 07/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.