3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/4904 E. , 2012/9504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.000 TL nın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait telefon konuşma bedelinin gecikmeli olarak davalıya ödenmesine rağmen davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini ve eve haciz geldiğini, haksız haciz nedeniyle davacının ve ailesinin üzüldüğünü, kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, davacının borcunu geç ödediğini, bu nedenle icra takibi yapıldığını, haczin haksız olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; davacının borcunu ödemesine rağmen, davalının takibe devam edip, haciz işlemi yaptığından ve davacının kişilik değerlerinin zarar gördüğünden bahisle 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre, telefon abonesi olan davacının konuşma bedeli borcunu zamanında ödemediği, gecikmeli olarak 30.10.2009 tarihinde Ziraat Bankasına ödendiği, davalı tarafından ise borcun ödenmediği düşünülerek 03.11.2009 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davacının takibe itiraz etmediği, bu nedenle takibin kesinleşip 26.01.2010 tarihinde hacze gidildiği, haciz yerinde davacının babası tarafından borcun kabul edilmesi üzerine haczin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının 18.02.2010 tarihinde açtığı menfi tespit davası 30.03.2010 tarihli mahkeme ilamı ile kabul edilmiştir.BK.nun 49.maddesi gereğince, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse, manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.Davada, haksız haciz nedeniyle manevi tazminat talep edilmektedir.Davacının borcunu ödemesinde temerrüde düştüğü ve ilamsız icra takibine itiraz etmeyerek hacze sebebiyet verdiği sabittir. Kaldı ki, haciz işlemi de yapılmamıştır. Bu durumda, davacının kişilik haklarının zarar gördüğü anlaşılamadığından, mahkemece; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının kendi kusurlu hareketinden yararlanacak şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.