3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2019/3924 E. , 2019/9977 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, davalı kiracı ile aralarında 01/10/2011 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesinin bulunduğunu, kira sözleşmesinde kiracının kiralananda tadilat yapabileceğinin ancak tadilat masraflarını kiraya verenden isteyemeyeceğinin kararlaştırılmış olduğunu, davalının kiralananda tadilat yaptıktan sonra kiralananı devretmek istediğini ve tadilat masraflarının iadesini istediğini, bu yönde baskı yaptığını, baskı sonucu da toplam 75.000 TL değerinde senet imzalattırdığını belirterek bu senetlerden kaynaklı herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı, senetlerin baskı altında imzalattırıldığı hususunun doğru olmadığını, davacı kiraya verenlerin kiralananın kendilerine devrini talep ettiklerini, kiralanana tadilat yapmış olması nedeniyle tadilat masraflarının ve kira sözleşmesinin süresinden önce sonlandırılmasından kaynaklanan zararının ödenmesi halinde kiralananı kendilerine teslim edebileceğini bildirdiğini, davacıların da bunu kabul ettiklerini ve dava konusu senetleri rızaları ile imzaladıklarını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.) 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HUMK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacıların kira ilişkisinden kaynaklanan talebinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi görevi 6100 Sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esasının incelenmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.