13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2017/7374 E. , 2019/12895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalı ...'ın 09/03/1999 tarihinde 2.500.000.000-TL'lik bir kredi sözleşmesi imzaladığını, diğer davalıların ise kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 4.138.464.000 TL kefalet limitiyle imzalayarak borcu teminat altına aldıklarını, ancak davalı kefillerden ...Yan Ürünleri Sanayi ve Tic. A. Ş.'nin diğer kefillerden farklı olarak davalı ... ve bunun gibi yüzlerce borçluya kredi kullandırdığını dolayısıyla kredi kredi ilişkisinin asıl borçlusu olduğunu beyanla davanın kabulü ile 24.211.662.625 TL alacağının fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile asıl alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava konusu olan kredi sözleşmesindeki imzanın asıl borçluya ait olmadığı ve emsal dosyalarda benzer kredilerin davalı şirket ve davacı banka çalışanlarınca hileli yollarla kullandırılmış olduğu göz önüne alınarak, davalılar ... ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, davalı şirket yönünden ise davanın bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü ile 21.846.50 TL'nin davalı F profil sanayi Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya ödenmesine asıl alacak miktarı olan 2529,88-TL ye de sözleşme gereği dava tarihi itibaren tahsil tarihine kadar yıllık %120,90 oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Mahkemece, davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan bu davalı lehine 990,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ki, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre temyiz eden davalı lehine de yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde eksik vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıığn giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün, düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.