5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2012/4321 E. , 2012/10372 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu edilen tapulama 379 parsel sayılı taşınmazın, 25.01.1977 tarihinde, davalı idare tarafından ... Toplu Konut Alanı Projesi kapsamında kamulaştırılmasının yapıldığı, taşınmazın 1980 yılında ... Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan 1/1000 ölçekli ... Toplu Konut Alanı Uygulama İmar Planı ve bu planın uygulaması olan 72700/2 nolu parselasyon planı ile düzenlemeye alındığı ve düzenleme sonunda oluşan, konut kullanımındaki 14707 ada 3 ve 4 parsellere 1986 yılından sonra; 14708 ada 2 parsele ise 1986 yılında yapı ruhsatı düzenlendiği, parsel etrafındaki alt yapı çalışmaları ve imar yollarının yapımına 1989 yılında başlanıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu taşınmaza ilk olarak 1986 yılı ve sonrasında el atıldığı dosyada bulunan delil ve belgeler ile sabittir. Bu durumda dava konusu taşınmaza el koyma tarihi ile Anayasa Mahkemesinin Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinin iptaline ilişkin kararın Resmi Gazetede yayınlandığı tarih olan 04.11.2003 tarihleri arasında, Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki hak düşürücü sürenin dolmadığı açıktır. Diğer yönden, dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; kamulaştırma işleminin 05.12.1984 tarihinde davacının eşi... imzasına tebliğ edildiği gözetilerek Kamulaştırma Kanununun 14. maddesindeki hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi de doğrudur. Ancak;
Olumsuz dava ön şartlarından olan hak düşürücü sürenin varlığı nedeniyle reddolunan davada, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi uyarınca davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği düşünülmeden, vekalet ücretinin nispi tarife üzerinden takdir edilmesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bölümünden (10.450,00-TL) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (1.000,00-TL maktu) ibaresinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.