12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/7497 E. , 2013/13897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2012
NUMARASI : 2012/742-2012/1145
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme ek kararının onanmasını mutazammın 22.01.2013 tarih ve 2013/560-1713 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Dava, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2629 Esas sayılı dosyasında Beyoğlu Bereketzade Mah. 158 ada 17 parsel sayılı taşınmaz kaydına 11.04.2012 tarihinde konulan haczin kaldırılmasına; birleşen dava ise anılan taşınmazın satışının durdurulmasına ilişkin olup, mahkemece, 14.09.2012 tarih ve 2012/742 Esas, 2012/1145 Karar sayılı karar ile davacının davasının reddine kesin olarak karar verilmiş, bilahare davacının temyiz başvurusu, 31.10.2012 tarih ve 2012/742 Esas, 2012/1145 Karar sayılı karar ile gerekçeli kararın davacı vekiline 02.10.2012 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise 30.10.2012 tarihinde süresinden sonra verildiği, ayrıca kararın kesin olduğu gerekçeleri ile reddedilmiştir. Söz konusu karar satışın durdurulmasına ilişkin birleşen dava yönünden İİK.nun 363. maddesi gereğince temyizi kabil olmayan bir karar ise de, haczin kaldırılmasının talep edildiği asıl dava yönünden verilen karar temyizi kabil kararlardandır. Bu nedenle Dairemizin 22.01.2013 tarih ve 2013/560 Esas, 2013/1713 Karar sayılı "ilk kararın temyizi kabil olmayan bir karar olduğu gerekçesiyle son kararın onanmasına ilişkin" kararı oy birliği ile kaldırıldıktan sonra mahkemenin 31.10.2012 tarihli ek kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;
Yukarda belirtilen gerekçe ile mahkeme kararı asıl dava yönünden temyizi kabil bir karar olduğu gibi, davacı temyiz dilekçesinde, karara 19.10.2012 tarihinde muttali olunduğunu, tebligatın usulsüz olduğunu belirtmekle, davacı vekiline kararın tebliğine ilişkin tebligat belgesi incelendiğinde, 02.10.2012 tarihli tebligat zarfında tebliğ memurunun ad ve soyadının bulunmadığı, bu hali ile tebliğ işleminin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/9. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu, bildirilen tarihe göre temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 31.10. 2012 tarih ve 2012/742 Esas, 2012/1145 Karar sayılı ek kararı oy birliği ile kaldırıldıktan sonra mahkemenin 14.09.2012 tarihli esas kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;
İİK’nun 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK’nun 24.09.1997 tarih ve 1997/15-461 E. 1997/729 K.; 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. 2001/516 K.; 31.03.2004 tarih ve 2004/12-198 E. 2004/183 K. sayılı kararları ).
Bu nedenle haciz tarihinde takipte taraf olmayan 3.kişi Serra Emine Ellialtıoğlu adına tapuda kayıtlı olan taşınmaz üzerine konan haczin kaldırılması istemi şikayet niteliğinde olup, mahkemece işin niteliği gereği şikayetin süreye tâbi olmadığı da gözetilerek işin esası incelenmeli ve buna göre sonuca varılmalıdır. Bu genel açıklamadan sonra temyiz konusu olayın incelenmesine gelince:
HGK'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E. 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olması zorunludur. Bir başka deyişle; haciz tarihinde takipte taraf olmayan 3.kişi adına kayıtlı olan taşınmazın borçlunun borcu için haczi mümkün bulunmamaktadır. Somut olayda, borçlu Mahmut Kamil Ellialtıoğlu adına kayıtlı taşınmaz kaydına 25.01.2011 tarihinde haciz şerhi işlendiği, sonrasında taşınmazın 3. şahıs şikayetçi adına 21.11.2011 tarihinde tapuya tescil edildiği, borçlunun başvurusu üzerine icra müdürlüğünün 13.12.2011 tarihli kararı ile borca yeter miktarda taşınmazın haczedildiği gerekçesi ile haczin kaldırılmasına karar verildiği, bilahare alacaklının, 3. şahıs ve borçlu aleyhine İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/15 Esas sayılı dosyasında davaya konu hacizli taşınmazın muvazaalı olarak devredildiğine dair açılan davanın derdest olduğunu belirterek 3. şahsın dosya borcuyla ilişkisi nedeniyle haczin tekrar tapuya şerh edilmesi talebinin icra müdürlüğünce kabul edilerek 3. şahıs şikayetçi adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine 11.04.2012 tarihinde yeniden haciz konulduğu anlaşılmıştır. Taşınmaz, 11.04.2012 tarihinde takipte taraf olmayan 3.kişi adına kayıtlı olduğuna göre borçlunun borcundan dolayı haczedilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece, bu yöne ilişkin şikayetin kabulü ile takipte taraf olmayan 3.kişi adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle haczin kaldırılması istemine hasren İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.