16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2013/12870 E. , 2013/12557 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, Yayla Köyü çalışma alanında bulunan adına tescilli 1654 parsel sayılı 13.225 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile davalı ... adına kayıtlı 1639 parsel sayılı 8950 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve davalı ... adına kayıtlı 1640 parsel sayılı 5475 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın çakıştığını belirterek tespit sırasında yapılan yüzölçüm hatasının düzeltilerek adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 1639 ve 1640 sayılı parsellerin 25.01.2013 tarihli ek bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerinin tapu kayıtlarının iptaline, 1639 sayılı parselin 6506 metrekare, 1640 sayılı parselin 5293 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine Kadastro Müdürlüğünce yapılabilir. Somut olayda, davacı tarafın çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesi istemi ile yaptığı başvuru Kadastro Müdürlüğünce 16.12.2008 tarihli karar ile hatanın neden kaynaklandığının tespit edilememesi nedeniyle yüzölçümünün düzeltilemeyeceği, ancak hatanın mahkeme kararı ile düzeltilebileceği belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı bu karara karşı tebliğden itibaren 30 günlük süre geçtikten sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece; çekişmeli taşınmazların sınırlarının hatalı olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine ve yasalara uygun bulunmamaktadır. Fen bilirkişi raporunda (B) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümler paftasında yol olarak gösterilmiştir. Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle yasal hasım olan Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği davaya dahil edilip yöntemince taraf teşkili sağlanmalı ve uyuşmazlık Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi çerçevesinde çözümlenmelidir. Bundan ayrı dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı ...'ın dava konusu ettiği 1639 parsel sayılı taşınmazını yargılama sırasında 13.09.2010 tarihinde oğlu İbrahim Yıldıran'a hibe ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davaya ancak yeni tapu kayıt maliki olan İbrahim Yıldıran'ın devam edebileceği gözden kaçırılmamalıdır. Kabule göre de davacının talebi dışında kalan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün de hükme konu edilmesi isabetsizdir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.