12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2010/21345 E. , 2011/1530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Manavgat İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/10/2009
NUMARASI : 2009/245-2009/343
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 21.04.2010 tarih, 28272/10003 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun mahkemeye başvurusu, ..... Köyü ..... Parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak 6.7.2009 tarihinde yapılan ihalenin feshine yöneliktir. Şikayet dilekçesinde borçlu vekili; müvekkiline yapılan satış ilanı tebligatının usule uygun tebliğ edilmediği iddiasında bulunmuştur. Mahkemece satış ilanı tebligatının usulüne uygun tebliğ edildiği, ihalenin uslüne uygun yapıldığı belirtilerek, şikayetin reddine karar verilmiştir. Borçlu vekilinin temyizi üzerine , Dairemizce mahkeme kararı onanmıştır.
Satış ilanı tebligatı borçlunun işyeri adresine çıkartılmıştır. Tebligat Kanunu'nun 17.maddesine göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Borçlunun geçici olarak o yerde bulunmadığının tespiti halinde, tebligatın o yerde bulunan yukarıda sayılan kişilere yapılması gerekir. Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tebligat Tüzüğü'nün 23.maddesi gereğince, ilgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu tesbit edilerek, tebligat mazbatasına şerh edilmelidir. Bu şerh hususunun yerine getirilmemesi tebligatı usulsüz kılar.
Somut olayda satış ilanı tebligatı mazbatasında, “daimi çalışan Ö.C " imzasına evrakın tebliğ edildiği yazılmış ise de, borçlunun işyerinde bulunup bulunmadığına dair bir açıklama yoktur. Bu haliyle satış ilanı tebligatı usulsüzdür. İİK 'nun 127. maddesi gereğince satış ilanının boçluya usulüne uygun tebliğ edilmemesi başlı başına ihalenin fesh nedeni olup, şikayetin bu nedenle kabulü ile ihalenin feshi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken, sehven onandığı anlaşılmakla, borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.