19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/2887 E. , 2013/8509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasındaki 28.02.2008 tarihli ... Tedarik Kontratı başlıklı sözleşme gereği olarak satın alınmış olan krom cevherine ilişkin olarak davalı şirkete 1.108.698,33 USD gönderildiğini ancak 768.984,90 USD karşılığı ... gönderildiğini, yapılan girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine müvekkilinin alacağını tahsil için icra takibi yaptığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olup, müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, davacı şirkete satılan maden cevherlerinin piyasadan temin edilen kamyonlar ile davacı şirketin ... limanına 3 km uzaklıkta ... mevkiinde bulunan deposuna taşınıp, teslim edildiğini ancak teslimi yapılan bu cevherlere dair bir kısım fatura düzenlemesinin müvekkili şirketin müdürünün rahatsızlığı nedeni ile geciktirildiğini, daha sonra düzenlenip gönderilen faturaların davacı tarafça kabul edilmeyip, iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalı adına toplam 1.108.698,33 USD tutarında banka havalesi ile ödeme yapıldığı, buna karşılık davalı şirket tarafından davacı adına tanzim olunan 6 adet faturadan 4 adedinin davacı kayıtlarda yer aldığı, faturaların toplam tutarının 768.984,90 USD olduğu, davalının ihtilafa konu 12.06.2009 tarihli 295.600,12 USD ve 105.988,31 USD tutarlı iki adet faturada belirtilen krom cevherini davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı ihtilafa konu her iki faturanın da ihtarnameden sonra tanzim edildiği 2008 yılında teslim edildiği iddia edilen emtialar için 9 ay sonra fatura düzenlendiği, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 339.713,43 USD alacaklı olduğu, davalının takibe haksız itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2009/26623 sayılı dosyadan alacaklı 339.713,43 USD asıl alacak, 8.486,57 USD faiz olmak üzere toplam 348.200,00 USD tahsiline karar verilmesini istemiş ve toplam alacak üzerinden harca esas değeri göstermiştir. Borçlunun borcun tamamına itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında davacı alacaklı harca esas değeri 339. 713,43 Dolar olarak göstermiş, sonuç ve istem bölümünde davalının itirazının iptalini isteyerek 348.200,00 Dolar üzerinden takibin devamını sağlamak amacı ile bu davayı açmıştır. Dava dilekçesinde gösterilen harca esas değer ile talep sonucu farklı olduğundan hakimin davacıya 6100 sayılı HMK'nun 31. maddesi uyarınca hangi miktar üzerinden itirazın iptalini talep ettiği açıklattırılıp, davalının itirazında haksızlığı değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi davalının itirazında haksızlığına karar verilen toplam miktar üzerinden İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunması gerekirken asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değil ise de davacı hükmü temyiz etmediğinden aleyhe bozma yasağı kuralı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Ancak, mahkemece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilirken asıl alacağın TL karşılığı takip tarihi itibariyle saptanmadan takipte talep edilen toplam alacağın TL karşılığı üzerinden tazminata hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Diğer taraftan davacının açıkladığı talep gözetilerek kısmen reddedilen bir meblağın bulunması halinde vekille temsil edilen davalı lehine vekalet ücretine de hükmedilmelidir.