20. Hukuk Dairesi
20. Hukuk Dairesi 2011/10504 E. , 2012/168 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında ... köyü, 109 ada 94 parsel sayılı 10874,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı ... adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın 1/2 hissesinin kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Katılan davacı ... Yönetimi ise, 31/01/2011 tarihli harçlı dilekçesiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davacı ...’nın davasının reddine, katılan davacı ... Yönetiminin davasının ise kabulüne ve dava konusu ... köyü 109 ada 94 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 16/07/1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Mahkemece, dava konusu parselin eski tarihli resmi belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davacı ve davalı gerçek kişilerin iddiaları araştırılmadan taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmiştir.
Ancak ne varki, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; kural olarak, kesinleşmiş tahdidin varlığı halinde, bir taşınmazın orman niteliği, kesinleşen bu orman tahdit haritasının uzman orman mühendisi aracılığıyla uygulanması ile ve taşınmazın konumunun bu tahdit haritası ile irtibatlı bir şekilde belirtilmesi sonucu saptanır. Somut olayda, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın tamamının yörede 16/07/1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında olduğu belirlenmiştir. Kaldı ki, taşınmazın eski tarihli belgelere göre de kısmen orman, kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu ve eylemli durumu itibariyle de orman niteliğinde olmadığı da ayrıca belirlenmiştir.
Bu itibarla, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın tamamen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu belirlendiğine göre, katılan davacı ... Yönetiminin açtığı davanın reddi ile davacı ve davalı gerçek kişilerin gösterecekleri deliller toplanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu katılan davacı ... Yönetiminin açtığı davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.