21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2012/3675 E. , 2013/12982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, prim tahakkukuna ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı Kurumun temyizine gelince ; Dava,davacı adına işlem gören ... sigorta sicil sayılı işyeri hakkında 2004 yılı 5-12 aylar ,2005 yılı 1-5. aylara ilişkin prim ve hizmet belgelerini verilmediği gerekçesiyle davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen 10.559.03 TL prim borcunun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacını söz konusu işlem nedeniyle davalı Kuruma toplam 1.397.39 TL borcunun bulunduğunu tespiti ile toplam 9.161.64 TL lik miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ,davalı işveren adına işlem gören ... Müzikal adlı ... sicil sayılı işyerinde ... İlçe Emniyet müdürlüğünce 15.6.2005 tarihinde yapılan denetimler sırasında çalıştığı tespit edilen ancak davacı işveren tarafından çalışmaları Kuruma bildirilmeyen işçiler yönünden 2004/5-12 ve 2005/1-6 dönemlerine ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerini verilmediği gerekçesiyle bu dönemler için resen ek prim tahakkuk ettirilerek toplam 7578.95 TL prim 678.78 TL işsizlik primi 31.3.2006 tarihi itibariyle hesaplanan 2.112.21.TL gecikme zammından oluşan 10.559.03 TL nin ödenmesinin istendiği davacının yasal süresi içinde Kurum İtiraz Komisyonuna yaptığı itirazın 2006/36 E,2006/36 K sayılı kararı ile reddedilerek 12.1.2007 tarihli yazı ile davacıya tebliği üzerine 506 sayıl Yasanın 79.maddesi uyarınca 1 aylık yasal süresi içinde davacı yanca iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Davacı, kurum işlemine esas teşkil eden 15.6.2005 tarihli Zabıta tutanağının mevzuata uyarlı bir biçimde tutulmadığı içeriğinin de gerçeği yansıtmadığını hazır bulunduğu iddia edilen işçilerin ayı içinde 30 gün çalışmadığını tüm aylar için çalışmanın 30 güne iblağ edilmeyeceğini ileri sürmektedir. ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 15.6.2005 tarihli tutanağı ile çaylışanlar ...,... ,... ,... ,... , ...,...,... ,... adlı çalışanların işyerinde kimlik bildirim kayıtlarının bulunduğu ayrıca bu çalışanlara ilişkin form 2 kayıtlarının tutanağa eklenerek bu şahısların Kurum kayıtlarında sigorta bildiriminin bulunup bulunmadığının tespiti için tutanağın Kuruma gönderildiği Kurum tarafından çalışanların form 2 kayıtlarındaki işe giriş tarihleri esasa alınarak 15.6.2005 tespit tarihi itibariyle bildirimlerin tam yapılmaması nedeniyle prim tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.15.6.2005 tarihli tutanakta adı geçen ... ,... ,... ,... , tanık olarak verdikleri ifadelerinde işyerinde uzun süre çalışmadıklarını 2 kez 2-3 gün olarak çalıştıklarını belirtmişler çalışanlardan ... ise ilk işe başladığı günlerde zabıta tarafından tutanağın tutulduğunu 2 kez 2-3 gün olacak şekilde çalıştığını başkaca çalışmasının olmadığını belirtirken Emniyet kayıtlarında yer alan ve işverenin de imzasını taşıyan kimlik bildirme belgesi form iki belgesinde işe girişinin 18.11.2004 tarihi olarak bildirildiği görülmekle tanığın ifadesini kayıtlarla çeliştiği açıkça ortadadır. 506 sayılı Yasanın 130.maddesinin 5.fıkrası uyarınca “teftiş kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir” Dinlenen davacı tanıklarının ifadeleri resmi kayıtlarla çelişmekte olup tutanak aksini ispata yeterli değildir.Ayrıca Emniyet kayıtlarında işe başlama tarihi açıkça işveren tarafından da onaylanarak bildirilen şahısların birkaç kez sadece 2-3 gün işyerinde çalıştıkları iddiası da hayatın olağan akışına aykırıdır.Bu nedenle bilirkişi tarafından tutanakta adı geçen şahısların form 2 kayıtlarında bildirilen işe başlama tarihlerinden itibaren sadece o ayın sonuna kadar ve tespitin yapıldığı 15.6.2005 tarihinde 1 gün süre ile çalıştıklarının kabulü ile buna göre davacının prim borcunun hesaplanması doğru değildir.Bu nedenle kanıtlanamayan davanın reddi yerine dosya içeriğine uygun düşmeyen aksine düşüncelerle davanın kısmen kabulü usul ve yasaya ayıkırı olup bozmayı gerektirir. O halde davalı Kurum bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.