19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/2298 E. , 2013/9090 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 27.03.2007 tarihli bayilik sözleşmesinin 4. maddesiyle davalının her yıl en az 500 m3 beyaz akaryakıt ile (1) ton madeni yağ satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalının anılan maddede belirtilen tonaj taahhüdünü yerine getirmediğini, mal bedellerini ödemediğini, sözleşmenin 8/b maddesi uyarınca müvekkili lehine cezai şart alacağının doğduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 30.01.2012 havale tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 122.416 TL artırarak toplam 132.416 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının tonaj taahhüdünü ihlal ettiği, bu itibarla sözleşmenin 8/b maddesi uyarınca cezai şart talep etme hakkının doğduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne 107.474,64 TL cezai şart bedelinin temerrüt tarihi olan 20.10.2010'dan itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 27.03.2007 tarihli akaryakıt istasyonu işletme sözleşmesinin 16. maddesinin 1. cümlesinde; “Taraflar, işbu sözleşmede yazılı adreslerinin kanuni ikametgahı adresleri olduğunu ve bu adreslere yapılacak her türlü tebligatın da kanuni adreslerine yapılmış sayılacağını kabul ve taahhüt ederler” denilmekte olup sözleşmenin baş kısmında ise davalı adresi; “... Mah. ... Cd. ... N/12 ...” gösterilmiştir.
Hal böyle olunca; açılan işbu davada davalı adına çıkarılacak tebligatların sözleşmede yazılı adrese çıkartılması gerekirken bu yön gözetilmeksizin şube adresine tebligat çıkartılarak yargılamaya devam edilmesi savunmanın kısıtlanması olup bu durum Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan adil yargılanma hakkı ile HMK'nun 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil eder. Hükmün anılan bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.