(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/327 E. , 2012/4281 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde 13.747-TL bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı taraf yemin ettiğinden, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, tarafların 2004 yılında evlendiklerini, boşanma kararının kesinleştiğini, her biri 20 gram 10 adet bilezik 7.000-TL, 1 adet set takımı, kolye, zincir ve küpe 2.679-TL, 32 adet çeyrek altın 1.968-TL, 1 adet 40 gram bilezik 1.400-TL ve 1 adet 20 gram bilezik 700-TL olarak toplam 13.747-TL değerindeki ziynet eşyasının müşterek evde kaldığını, ziynet eşyalarının evden alınıp ayrıldığı yönünde davacıya karşı açılan davada, savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, ev eşyalarını boşanma kararından sonra aldığını, evden ayrıldığı sırada evde kalan ziynetlerin aynen iadesine, olmadığı takdirde 13.747-TL bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Davasını maddi delillerle kanıtlayamayan davacının son celsede davalıya yemin teklifi üzerine davalıya herhangi bir ihtarat yapılmadığı davalının huzurda “Yemin teklifini anladım. Bu konuda yemin veriyorum. Yeminimde ısrar ediyorum.
Davacı tarafın iddialarını kabul etmiyorum, ziynet eşyaları bende değildir, ziynet eşyaları davacı tarafta kalmıştır.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının davalıya teklif ettiği yemin usulüne uygun olarak eda edilmemiştir. Kendisine ispat yükü düşen taraf hangi vakıa hakkında yemin teklif ettiğini mahkemeye bildirmelidir. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra usulüne uygun biçimde yemin eder. Yeminin eda ettirilmesi gerek 1086 sayılı HUMK.nun 339 ve devam eden maddelerinde gerekse 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 233. ve devam eden maddelerinde buyurucu nitelikte ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Oysa mahkemece anılan yasa hükümlerine uygun yemin eda ettirilmemiştir. Özelikle Yargıtay denetiminin sağlanması için yemin metni ayrıntılı olarak tutanaklara geçirilmemiş, yalan yere yeminin sonuçları hakkında ihtarat yapılmamıştır. Mahkemece son celsede davalıya eda ettirilen yeminde yasada belirtilen ilke ve kurallara uyulmadığından böyle bir yemine itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.