Esas No
E. 2019/2958
Karar No
K. 2020/859
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2019/2958 E.  ,  2020/859 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2018 tarih ve 2017/280 E- 2018/105 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12/04/2019 tarih ve 2018/1007 E- 2019/436 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 2014/102980 numaralı "acaret+şekil" ibareli 29 ve 35.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının "ACAR" ibareli 2009/35059 sayılı markasına ve benzerlik hukuki nedenine dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın YİDK tarafından kabul edildiğini ve başvurunun 29. ve 35/6 sınıftaki bir kısım emtia grupları bakımından reddedildiğini, markaların bütünsel olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların tamamen farklı olduğunu, işarette yer alan farklı unsurların yeterli ayırt edicilik sağladığını ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, görsel, anlamsal ve sescil olarak başvuru konusu "acaret+şekil" ibareli işaret ile davalının "ACAR" ibareli markasının bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki diğer farklı unsurlar bulunmasının farklı bir etki doğurmadığını, kapsamlarının da aynı tür ürün ve hizmetlerden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tarafların markalarında asıl ve ayırt edici unsurun "ACAR" ibaresi olduğunu, başvuru konusu işarette diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, redde mesnet alınan davalıya ait markanın 29/1.sınıftaki ürün ve hizmetleri içerdiği, başvurunun da zaten bu ürün ve hizmetler için reddedildiği, özetle ürün ve hizmetlerle ilişkili ve aynı türden bulunduğu, bir kısım alıcıların/yararlanıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı firmalara ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarında asıl ve ayırt edici unsurun "ACAR" ibaresi tarafından temsil olunduğu, başvuru konusu işarette diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğu, dolayısıyla mahkemece davalının itiraza dayanak markasının kapsamında bulunan 29. mal sınıfında, davacının 35/6. sınıfın aynı malların satışına özgülenmiş başvurusu ile iltibas oluşturacağının kabulünde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog