Esas No
E. 2013/7561
Karar No
K. 2013/12593
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2013/7561 E.  ,  2013/12593 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Serik İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 20/02/2012

NUMARASI : 2012/27-2012/46

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi  tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

1.Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu şirket ve .....'ın   temyiz itirazlarının REDDİNE;

2.Borçlu ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçluların, takibe konu senedin teminat olarak verildiğini, alacaklının yetkili hamil olmadığını, ayrıca, borçlu  ciranta olarak takip edemeyeceğini belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK.nun 690.maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 593.maddesi gereğince kambiyo senedi niteliğinde olan bonodaki hakkın devri ancak ciro ve teslim yolu ile mümkündür. Aynı kanunun 598.maddesi gereğince,  bonoyu elinde bulunduran  kimsenin  hak sahibi olabilmesi için  fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı  cirolarla tevsik etmesi gerekir. Bonoda ilk cironun lehtara ait olması zorunludur. Ciroların birbirine bağlı olması, her şeyden önce, ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Lehtarın cirosundan önce başka cironun bulunması ve daha sonra lehtarın cirosunun yer alması durumunda, lehtarın cirosundan önceki cirolar yok sayılır. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller, yetkili hamil olurlar. Ancak cirosu yok sayılanlar yönünden takip hakları bulunmaz. İlk cironun lehtara ait olmaması, lehtarın, keşideci ve aval verenlere müracaat hakkını engellemez ise de, lehtarın cirosundan önceki cirolar yok sayıldığından, lehtarın, kendi cirosundan önceki cirantaları takip hakkı yoktur.

Somut olayda, takip dayanağı senedin lehtarının  olduğu halde, ilk cironun tarafından yapıldığı, lehtarın, keşideci şirket ve aval veren  ile birlikte senedin ön yüzünde imzası bulunmayan .......'ı da takip ettiği görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, ilk ciro lehtar tarafından yapılmadığından ........'ın cirosu  yok hükmündedir. Bu durumda, lehtarın  aleyhine takip yapması mümkün değildir. O halde, mahkemece, borçlu  yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tüm borçlular yönünden istemin reddi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.    

SONUÇ  : Borçlu  temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.04.2013  gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.