16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2017/4207 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/01/2017
NUMARASI: 2015/1055 2017/63
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... LTD.ŞTİ arasında genel kredi sözleşmesi, kredi kartı üyelik ve kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kullandırılan ticari kredilerin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin icra takibinde istenen tutarda borçlarının bulunmadığını, davacı bankanın kefil davalılara başvuru hakkının olmadığını, faiz talebinin geçerli bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne ve davalıların nakdi alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluklarına karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinaf sebebi olarak; müvekkili bankanın davanın açıldığı tarihte 4603 Sayılı Kanunun geçici 4, 4248 Sayılı Kanunun geçici 3 ve 5230 Sayılı Kanunun 11.maddeleri gereğince harçtan ve teminattan muaf olduğunu, bu nedenle davayı harç yatırmadan açtıklarını, ancak mahkemenin tensip tutanağının 1 nolu ara kararında peşin harcın ikmali için süre verdiği, bunun üzerine 52.788,00 TL harç yatırdıklarını, ancak bu kararın iadesini istediklerini, talebin 16/06/2016 tarihli duruşmada reddedildiğini, 19/01/2017 tarihinde verilen nihai kararda ise söz konusu harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira müvekkilinin harçtan muaf olduğunu, dolayısıyla bu harcın doğrudan müvekkiline iadesine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Davalılar vekili istinaf sebebi olarak; davanın kısmen kabulüne dair hükmünün usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı bankanın kefil olan müvekkillerine başvuramayacağını, zira asıl borçlunun temerrüdünün gerçekleşmediğini, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, ayrıca sözleşmede temerrüt faizinin neye göre tespit edileceğinin belirsiz olduğunu, ayrıca hüküm altına alınan tutarda müvekkillerinin borcu bulunmadığını, alacağının likit olmadığını, %20 inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu bildirmiştir. Mahkemece davalılar vekiline nispi harcın ikmali için 19/06/2017 tarihli muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 29/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalılar vekilince harcın ikmal edilmediği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalılar aleyhine 3.002.284,54 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 3.091.083,17 TL nakit alacak ile 9.600,00 TL gayrinakdi alacağın depo edilmesi talebiyle Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 15/10/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; davacının davalılardan takip tarihi itibariyle 3.002.284,54 TL asıl alacak, 47.855,61 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.392,78 TL BSMV ile 300,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 3.052.832,93 TL nakit alacağın, 9.600,00 TL gayrinakdi alacağı bulunduğu yolunda görüş bildirildiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davacı ile davalılardan ... LTD.ŞTİ arasında kredi sözleşmeleri düzenlenmiş, diğer davalılar da bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır.
Davacı taraf, alacağın tahsili için icra takibi başlatmış, davalıların itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar vekili kararı istinaf etmiş ise de, mahkemece istinaf nispi harcının ikmali için çıkarılan muhtıranın 29/06/2017 tarihinde davalılar vekiline tebliğ edildiği, ancak verilen kesin sürede harcın ikmal edilmediği anlaşılmış olup HMK'nun 344.maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına dair kararın ilk derece mahkemesince verilmesi gerekmekte ise de,
HMK'nun 360.maddesindeki yollama nedeniyle dairemizce de bu konuda bir karar verilebileceğinden davalılar vekilinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf talebi harca yöneliktir. Gerçekten de davacı ... Bankası A.Ş harçtan muaf olduğu halde mahkemece peşin harcın yatırılması için yargılama süresinde süre verildiği ve davacı tarafından da harcın yatırıldığı ve yargılamaya bu şekilde devam edildiği, yargılama sonunda ise davacı tarafından yatırılan harcın davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Oysa davacı banka 4603 Sayılı Kanun gereğince açtığı işbu davada harçtan muaf olduğundan usule aykırı bir şekilde yatırtılan harcın kendisine iadesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü, davalılar vekilinin istinaf talebinin ise yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.