13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2017/9004 E. , 2020/2947 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalıdan aldığı vekaletname ve talimat uyarınca yürüttüğü icra takibi ve Mahkeme dosyaları nedeniyle hak ettiği vekalet ücreti alacağına davalının haksız azli nedeniyle kavuşamadığını belirterek, 8.086,39 TL vekâlet ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.498,34 TL'nin 17/6/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.28/5/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Aynı yasanın 73. Maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Somut olayda, davacı avukat, vekalet ücreti talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davanın açıldığı tarih (23/6/2014) itibarıyla yürürlükte olan 6502 sayılı yasa uyarınca davaya bakmakla görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Buna göre, mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülmüş olması usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.