Esas No
E. 2018/4679
Karar No
K. 2020/1935
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2018/4679 E.  ,  2020/1935 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı, maliki olduğu kat irtifakı kurulu 6286 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 numaralı bağımsız bölümün bir odasının aradaki duvar yıkılmak ve kendi bağımsız bölümlerine katmak suretiyle davalılarca işgal edildiğini ileri sürerek, elatmalarının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, taşınmazı satın aldıkları hali ile kullandıklarını, yüklenicinin binayı projesine uygun yapmadığından bağımsız bölümler arasında fark oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, müdahalenin keşfen sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmazda elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, kat irtifakı kurulu 6286 parsel sayılı taşınmazda bodrum + zemin + 3 normal katlı yapı bulunduğu, 13 numaralı bağımsız bölümün davalı ...'e, 1,2,7,8,9,11 ve 15 numaralı bağımsız bölümlerin davacı adına kayıtlı olduğu, davaya konu taşınmazların kapı numaralarının 10 ve 11 numaralı bulunduğu, 17.11.1993 tarihli inşaat projesi uyarınca bina inşa edilerek kat irtifakı kurulduğu ancak yapı kullanma izninin alınmadığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki; görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde tutulması gereken bir usul kuralıdır. 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi Asliye Hukuk Mahkemelerinin, 4. maddesi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanını belirlemiştir. Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görev alanının düzenlendiği HMK 4/ç bendi “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler” şeklindedir. Bu düzenlemeden Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olup olmadığı hususunda özel yasalara atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Ek 1. maddesi “Bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümlenir” hükmünü içermektedir. Somut olayda, dava dilekçesi içeriğinden, iddianın ileri sürülüş biçimi ve bilirkişi raporundan çekişmenin, yapının projeye aykırı olarak imalından ve yapım aşamasında ortak alanlara müdahale edilerek oluşturulmasından kaynaklandığı açıktır. Bu durumda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun Ek.1 maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu da kuşkusuzdur. Hâl böyle olunca, uyuşmazlığın 634 sayılı Kanunun ek 1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde işin esası bakımından karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog