11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/2887 E. , 2020/829 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/01/2019 tarih ve 2018/73-2019/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın ... merkez şubesinden 350.000,00 TL ticari kredi kullandığını, davalının kredinin tahsisi sırasında haksız kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmedeki kesintilere ilişkin hükmün haksız şart olduğunu ileri sürerek, yapılan kesintiler için şimdilik 1.000,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; 21.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle de talebini 8.670,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; imzalanan kredi sözleşmesi gereği yapılan kesintilerin yasal olduğunu, davacı tarafa sözleşme öncesi bilgi formu verildiğini, bu nedenle sözleşmedeki hükümlerin haksız şart olarak yorumlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davaya konu kredi kullanımı sırasında aldığı komisyonun makul ve emsal banka uygulamalarına uygun olduğu, BSMV adı altında yapılan kesintinin yasaya uygun olduğu, ancak her ne kadar 1.000 TL ekspertiz ücreti tahsil edilmişse de buna dair 885,00 TL'lik fatura ibraz edilebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıdan fazladan tahsil edilen 115,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesi gereğince yargılama harçları ve giderleri kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilmesine rağmen, karar ve ilam harcının hüküm altına alınan kabul miktarı üzerinden belirlenecek olması dikkate alındığında, iki tarafın da kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin HMK'nun 326/2. maddesinin yargılama harçları için de geçerli olduğu kabul edilemez. Şu halde, davacı kısmen kabul edilen davacı taraf aleyhine davanın kabul/red oranı dikkate alınarak bakiye karar harcına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmişse de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.