11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/3681 E. , 2020/2817 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10/10/2017 tarih ve 2014/409 E- 2017/139 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/05/2019 tarih ve 2018/11 E- 2019/533 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı tarafından 05.02.2014 tarih ve 2 sayılı karar ile 250 gram pişmiş ekmek, pişmiş pide ve etli ekmek hamurunun fiyatının 0,70 TL olarak belirlendiğini, Birliğin 01.06.2014 tarih ve 6 sayılı oturumu ile de 250 gr pişmiş ekmek fiyatı olarak 0,75 TL'nin belirlendiğini, davalıların Oda tarafından belirlenen fiyat ve maliyetlere aykırı olarak, ekmeği 33 Kuruş, 40 kuruş gibi fiyatlar üzerinden sattıklarını, davalıların ucuza ekmek satmalarının diğer fırıncı esnafını ekonomik çöküntüye uğratabileceğini ve bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, davalıların eylemlerinin müvekkili dernek tarafından tespit edildiğini, 250 gr ekmeğin (francala) maliyeti 0,68 TL olduğundan, bu maliyet fiyatının altındaki satışlar ile davalıların doğrudan kendilerini zarara uğrattığı gibi bu hali ile satış yapılabilmesinin ekmek kalitesini düşüreceğini ve halk sağlığını tehlikeye sokacağını, davalıların bu fiillerinin 6102 sayılı TTK'nın 56. madde hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiğini, bu durumun davalılara noter ihtarı ile bildirilmesine rağmen durumun düzeltilmediğini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşurduğunun tespiti ile bu eylemlerin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, davacının tüm müvekkillerinin, davalıları aynı şekilde ve aynı sürede ucuz ekmek satmış gibi göstermesinin ve aynı kefeye koymasının kabul edilemez olduğunu, davalıların her birinin davranışının birbirinden ayrı bulunduğunu, her ne kadar davacı tarafından ekmek maliyetinin 0,68 TL olduğu iddia edilmişse de o dönemde 250 gr ekmeğin bakkal ve bayilerde 50 kuruşa satıldığını, ekmeğin fırıncılar tarafından bakkal ve bayilere 35-37 kuruş aralığında verildiğini, Ereğli’de hemen hemen tüm fırınların ekmeği 50-60 kuruş olarak sattığını, birçok kuruma ihale ile ekmeğin 40 kuruş üzerinden satıldığını, bu durumu davacının göz ardı ederek gerçekleri sakladığını,Ereğli’de tüm fırınlarda ekmeğin 68 kuruşun altında bir fiyatla satıldığı nazara alındığında haksız rekabetten söz etmenin mümkün olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar tarafından 2014 yılı içerisinde 250 gram ekmeğin satışı için belirlenen fiyatın makul ve o alanda yürütülen ticari faaliyetin genel seyrine uygun olduğu, davalıların rakiplerini saf dışı bırakmaktan ziyade serbest rekabet koşulları çerçevesinde ticari manada daha çok satış yaparak kâr elde etmeyi amaçladıkları, belirledikleri fiyatların dönemsel olduğu, davalıların bir araya gelerek kendileri dışındaki üreticileri piyasa dışına itme amacı taşıdıklarının iddia edilmediği ve bu yönde bir delil de sunulmadığı, satışa sunulan ürünün evsafının tağyir edilerek ve böylelikle aynı ürünün daha ucuza sunuluyormuş izlenimi verilmesi şeklinde aldatıcı bir satış politikası güdüldüğünün iddia edilmediği, davalıların ürün çeşitliliği içerisinde bir ya da birkaç ürün için maliyetin altında satış yapmak suretiyle bir satış stratejisi izlemedikleri, davalıların satış fiyatının tedarik maliyeti altında olduğunun tereddüte yer vermeyecek bir açıklıkla ortaya konulamadığı, davalıların, dava konusu eylemlerinin haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, alınan 20.10.2018 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından 2014 yılı için 250 gram pişmiş ekmeğin fiyatının 0,70 TL olarak belirlendiği, 01.06.2014 tarihli karar ile bu fiyatın 0,75 TL'ye yükseltildiği, gıda mühendisi ve muhasebeci bilirkişi tarafından hazırlanan ve tüm maliyet kalemleri de tek tek gösterilen 20.10.2018 tarihli raporda, 2014 yılında Ereğli ilçesinde bir adet 250 gram ekmeğin maliyetinin 0,65 TL olduğunun açıklandığı, söz konusu raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, dolayısıyla ekmek üretim maliyetinin 0,65 TL olarak kabulünün gerektiği, buna karşılık davalıların ise bir adet ekmeği 0,33 TL, 0,40 TL gibi fiyatlarla sattıkları, bu hususun dosyada mevcut fotoğraflarla ispat edildiği gibi esasen davalıların aksi yönde bir savunmada bulunmadıkları tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, davalıların eylemlerinin TTK'nın 55/1-e maddesi anlamında haksız rekabet oluşturduğu, Ereğli ilçesinde yapılan bir kısım ihalelerde, ekmeğin 0,65 TL'nin altında satılmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, zira, söz konusu ihalelerin ekmeğin toptan satışına ilişkin olup, perakende ekmek satışı yönünden değerlendirmeye esas alınmalarının mümkün görülmediği, bunun dışında, Ereğli ilçesinde perakende ekmek satış fiyatının 0,35-0,40 TL arasında olduğunun da davalı yanca ispat edilemediği, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.