16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2016/14322 E. , 2020/1355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Çekişmeli taşınmazların tespite esas tapu kayıt kapsamında kaldığı, öncesi tarafların müşterek murisi ...’a ait iken tapu kaydı ile ... ...’a intikal ettiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı; uyuşmazlığın, tapu kayıt maliki ...’nin sağlığında taşınmazları tapu dışı yolla satarak zilyetliğini davalılara devredip devretmediği noktasında toplandığı açıklanarak; mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının katılımı ile yapılacak keşifte muris ... tarafından zilyetliğin davalılara devredilip devredilmediği, taşınmazları kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazlarda zilyet olanların zilyetliğinin neye istinaden olduğu hususlarının açıklığa kavuşturulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 105 ada 141, 142 ve 143 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/169 Esas, 2010/183 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen oranlarda muris ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan.... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...’ın çekişmeli 105 ada 141 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye nispi temyiz karar harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
2.Davalı ... ve ...’ın, çekişmeli 105 ada 142 ve 143 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı ... ve ..., çekişmeli taşınmazların miras bırakanları ...’dan intikal ettiği ve murisin terekesinin taksim edilmediği iddiasına dayanarak taşınmazların tapu kaydının iptali ve miras bırakanları ... ... mirasçıları adına miras payları oranında tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazların ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Eldeki dava, dava konusu taşınmazların kök murisin terekesine döndürülmesi istemi ile, mirasçılık sıfatı olmaması nedeniyle ... ... terekesine karşı 3.kişi durumunda olan davalı ... ve ... aleyhine açılmıştır. Murisin ölüm tarihi itibarı ile elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan kişi aleyhine tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için, bütün mirasçılar adına, yalnız başına dava açması mümkün ise de, bu şekilde açılan bir dava tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan yürütülemez. Bu halde, diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması, muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanması gerekir. Somut olayda; muris ... ...’ın davacılar dışında mirasçısının bulunduğu ve çekişmeli taşınmazların tapu maliki olan bir kısım davalıların murisi Kamil’in de terekeye göre 3. kişi durumunda olduğu anlaşılmaktadır. Böyle olduğu halde Mahkemece, muris ... mirasçısı ...’in davaya muvafakati alınmadan ya da terekeye temsilci tayin edilmeden yargılama yapılmış ve hüküm kurulmuştur.
Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir. Her ne kadar bozma ilamında taraf teşkilinin eksik bırakıldığı belirtilmemiş ise de, taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olduğundan bu hususun bozma ilamı lehine olan taraf yönünden kazanılmış hak oluşturması mümkün değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu 141 sayılı parselin tapu maliki olması nedeniyle davalı sıfatı ile davada taraf olan ... mirasçısı ...’in dava konusu 142 ve 143 sayılı parseller yönüyle açılan davaya muvafakatının bulunup bulunmadığının sorulup saptanması, muvafakatının bulunmaması halinde davacı tarafa terekeye temsilci tayini için süre verilmesi, bu şekilde aktif dava ehliyetinin sağlanması halinde ise davanın esasına girilerek iddia ve savunma çevresinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aktif dava ehliyetindeki noksanlık giderilmeden davanın esasına girilerek hüküm tesisi isabetsiz olup davalılar ... ve ...’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle çekişmeli 105 ada 142 ve 143 sayılı parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.