16. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2017/5448
- Karar No
- 2020/1595
- Karar Tarihi
- 05.10.2020
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2017/5448 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2017
NUMARASI : 2015/635 2017/86
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin dört adet irsaliyeli fatura ile davalıya mal verdiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 04/10/2016 tarihli itiraz dilekçesinde müvekkilinin satış temsilcisi olan ... her hafta 3.000-5.000 TL ödeme yaptığını söylediğini, bu ödemelerin davacıda olan föylerde bulunduğunu, bu föylerin davacı tarafından ibrazını istediklerini, ayrıca davacının gönderdiği iki koli ayıplı malın davalı tarafından teslim alınmadığını bildirerek davacıda olan satış föylerinin dosyaya ibrazı ile bilirkişiden ek rapor alınmasını istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu faturaların davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde yer aldığı, alacağın ispatlandığı, buna göre davacının, davalıdan 18.590,40 TL alacaklı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekili, istinaf sebebi olarak; sipariş föylerinin ibrazını istediklerini ve ek rapor alınmasını istediklerini, takibin dayanağı olan sipariş föyleri mahkemeye getirilmiş olsaydı davanın seyrinin değişecek olduğunu ve davalının itirazında haklı olduğunun anlaşılacağını bildirmiştir. Mahkemece, davalı vekiline istinaf harçlarını yatırması için bir haftalık süreyi içerir muhtıranın davalı vekiline 14/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından ise harçların 24/04/2017'de yatırıldığı, bunun üzerine mahkemenin 01/06/2017 tarihli ek kararla bir haftalık kesin süre içerisinde istinaf harç ve giderleri yatırılmadığından davalının istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına dair karar verildiği, bu kararın davalı vekilince istinaf edildiği, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf dilekçesinde ise, harçları müvekkilinden yatırmasını istediğini ve müvekkilinin yatırdığını, müvekkilinin harçları bir haftalık sürede yatırdığını söylediğini, hukuki sorumluluktan kurtulmak için bu kararı da istinaf ettiklerini bildirmiştir.
Davacı tarafından İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalı aleyhine 18.590,47 TL asıl alacağın tahsili için 21/05/2015'de ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari hesap ekstresi, faturalar ve sevk irsaliyeleri gösterildiği, davalının ise satış temsilcisinin ... olduğunu, bu kişinin alacaklıya her hafta 3.000-5.000 TL ödeme yaptığını, borcun kalmadığını, satış föylerinde meblağların yazılı olduğunu, ayrıca iki koli ayıplı malın da davalı tarafından teslim alınmadığını bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun 28/04/2016 tarihli celsede taraf vekillerine verildiği, davalı vekilinin süre istediği, mahkemenin de iki hafta süre verdiği ve davalı vekilinin 04/10/2016 tarihli dilekçesiyle rapora itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Kararı istinaf eden davalı vekiline istinaf harçlarını ve giderlerini ikmal etmesi için HMK'nın 344.maddesi uyarınca çıkarılan muhtıranın 14/04/2017 Cuma günü tebliğ edildiği, bir haftalık kesin sürenin 21/04/2017 Cuma günü sona ermesine rağmen davalı tarafın istinaf harç ve giderini 24/04/2017 tarihinde süresinden sonra ikmal ettiği, mahkemenin de bu hususu gözeterek 01/06/2017 tarihli ek kararla istinaf yoluna başvurma talebinden vazgeçmiş sayılmasına dair karar verdiği, gerçekten de istinaf harçlarının ve giderinin süresinden sonra ikmal edildiği, bu sürenin kesin süre olup HMK'nın 344.maddesi uyarınca mahkemece verilen istinaf yoluna başvurudan vazgeçilmiş sayılmasına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.