Esas No
E. 2013/1790
Karar No
K. 2013/6301
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

17. Hukuk Dairesi         2013/1790 E.  ,  2013/6301 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların sürücü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 31.03.2011 tarihinde müvekkillerinden ...’e ait olan ve diğer müvekkili ... tarafından kullanılan araca çarpması sonucunda müvekkiline ait aracın ağır derecede hasar gördüğünü, davacı ...’ın yaralandığını belirterek araç hasarı için 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi incelemesine göre; “… davanın kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 31.03.2011 kaza, diğer davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 14.04.2011 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline…” karar verilmiştir.

Karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dava konusu olayda; 31.03.2011 tarihinde davacı ...'ın kullandığı araçla, davalı ... 'un kullandığı araç çarpışmış, çarpışma sonucunda davacı ... basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanmış ve diğer davacıya ait araç hasar görmüştür. Eldeki bu davada, araç hasarı ve yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmiştir.

Dava konusu kazaya ilişkin 31.03.2011 tarihli kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de şeride tecavüz etmediklerini beyan etmiş olmalarına göre, kusur durumunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkemece, kusur ve hasar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan ve makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davalı sürücünün şerit tecavüzünde bulunduğu kanaatine varılarak davalının tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece de bu bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğu benimsenerek, yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir.

Davalının temyiz dilekçesine eklemiş olduğu ceza mahkemesi karar örneğine göre ise; dava konusu olay nedeniyle açılan ceza davasının yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda; her iki sürücünün de doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmaları nedeniyle eşit derecede kusurlu olduklarının belirtildiği ve ceza mahkemesince de bu rapora göre davalı-sanık sürücünün adli para cezası ile kesin olarak cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak; dosyada, davalının temyiz dilekçesine eklemiş olduğu ceza mahkemesi karar örneğinden başkaca ceza dava dosyasına ilişkin belge, bilirkişi raporu bulunmamaktadır. Mahkemece, ceza dosyasından alınan bilirkişi raporu ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden alınan rapordaki kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiş olup, dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Her ne kadar, hukuk hakimi, BK’nun 53. maddesine göre ceza mahkemesinin kusur oranı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesinde belirlenen maddi olgular ile bağlıdır. Şu durum- da; mahkemece, ceza mahkemesi dosyası getirilerek, kaza tespit tutanağı, kroki, bilirkişi raporu, ceza mahkemesi dosyasında alınan kusur oranına ilişkin raporlar, olayın oluş şekli, çarpma noktası gibi hususlar ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman İTÜ karayolları bölümü veya karayolları fen heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi heyetinden ayrıntılı, denetime açık ve gerekçeli olarak rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bozma kapsam ve nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda, açıklanan nedenlerle davalı ...'un temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA; bozma kapsam ve nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 3.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.